İncelenen 734 yabancıya yönelik gayrimenkul satışından 274’ünün muvazaalı olduğu belirtilirken, bu işlemler sonucunda aile bireyleriyle birlikte 1.070 kişinin Türk vatandaşlığı edindiği tespit edildi.
Rakamlar yan yana konulduğunda soruşturmanın dikkat çeken yönlerinden biri de ortaya çıkıyor. 274 muvazaalı olduğu belirtilen satışa karşılık 1.070 kişinin vatandaşlık edinmesi, işlem başına ortalama yaklaşık 3,9 kişilik bir vatandaşlık sonucu anlamına geliyor. Açıklamada bu farkın, gayrimenkulü alan kişilerle birlikte aile bireylerinin de vatandaşlık edinmesinden kaynaklandığı görülüyor.
734 satış incelendi, 274’ü mercek altında
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı bilgilere göre soruşturmanın ikinci dalgasında Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden gerçekleştirilen gayrimenkul satışları incelendi.
734 yabancı uyruklu kişiye yapılan satışların 274’ünün muvazaalı olduğu tespit edildi. Bu işlemler üzerinden aile bireyleriyle birlikte 1.070 kişinin usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı edindiği, 11 kişinin vatandaşlık edinme sürecinin ise devam ettiği açıklandı. Soruşturma kapsamındaki söz konusu işlemlerin toplam büyüklüğünün 3,5 milyar lirayı aştığı bildirildi.
Dosya yalnızca vatandaşlıklarla sınırlı değil
İkinci dalga operasyon kapsamında 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Bakan Gürlek’in açıklamasına göre 72 şüpheli gözaltına alındı.
Mal varlıklarına ilişkin alınan tedbirlerin büyüklüğü de dikkat çekti. Soruşturma kapsamında 2 bin 11 taşınmaz, bir otel, 86 motorlu araç, 2 yat ve 42 banka hesabı hakkında tedbir uygulanırken, 30 şirkete el konularak kayyum atandı. Şüphelilerin adreslerinde ve şirketlerde bulunan dijital materyallere de el konuldu.
İlk dalgayla birlikte sayı 1.757’ye çıkıyor
Soruşturmanın ilk dalgası 4 Ağustos’ta gerçekleştirilmişti. Babacan İnşaat bağlantılı işlemlerin incelendiği bu aşamada, düşük bedelli gayrimenkullerin gerçeğe aykırı biçimde yüksek değerli ekspertiz raporlarıyla gösterildiği ve 687 kişinin bu yöntemle vatandaşlık kazandığı açıklanmıştı.
İlk operasyonda 1.045 gayrimenkule, Bodrum’da bir otele, 15 araca, bir yata ve 10 banka hesabına el konulmuş; 7 şirkete kayyum atanmıştı. Adalet Bakanlığı ayrıca ülkeye girmesi gereken yaklaşık 2,5 milyar liranın girişinin sağlanmadığını ve bunun yerine gerçeğe aykırı para hareketleri oluşturulduğunu açıklamıştı.
İki operasyonda açıklanan rakamlar birlikte değerlendirildiğinde, usulsüz şekilde vatandaşlık edindiği belirtilen kişi sayısı 1.757’ye ulaşıyor. İkinci dalgada vatandaşlık aldığı belirlenen 1.070 kişi için de iptal sürecinin başlatıldığı bildirildi.
Böylece soruşturma, yalnızca sahte veya muvazaalı gayrimenkul satışlarına ilişkin bir dosya olmaktan çıkıp, aynı işlemler üzerinden kaç kişinin vatandaşlık hakkı elde ettiği ve satışların arkasındaki şirket-finans ağının nasıl çalıştığı sorularını da gündeme taşıdı.






