Altında TÜFE Şoku Kısa Sürdü: Alıcılar Yeniden Sahnede

ABD enflasyon verisi altın için ilk bakışta olumsuz bir tablo ortaya koydu. Ons altın birkaç dakika içinde 4 bin 300 doların altına indi. Ancak piyasanın verdiği ikinci tepki, ilkinden çok

Altının 4 bin 292 dolardan 4 bin 360 doların üzerine dönmesi, yatırımcıların artık yalnızca Fed’in faiz politikasını değil, enflasyon ve jeopolitik riskleri de aynı anda fiyatladığını gösteriyor.

Altın piyasasında bazen verinin kendisinden çok, piyasanın o veriye nasıl tepki verdiği daha önemli bir sinyal verir.

11 Eylül’de açıklanan ABD enflasyon rakamlarının ardından yaşanan hareket tam olarak böyle bir tablo ortaya çıkardı.

Ons altın veri öncesinde yaklaşık 4 bin 335 dolar seviyesindeydi. ABD TÜFE rakamlarının açıklanmasının ardından satışlar hızlandı ve fiyat kısa süre içinde 4 bin 292 dolara kadar çekildi. Böylece kritik 4 bin 300 dolar eşiği de aşağı yönlü kırılmış oldu.

Fakat satış dalgası kalıcı olmadı.

Altın kısa süre içinde kayıplarının tamamını geri aldı ve 4 bin 360 doların üzerine çıktı. Dip seviyeden gerçekleşen toparlanma 68 doları aşarken fiyat yeniden veri öncesindeki bölgenin üzerine yerleşti.

Piyasa ilk anda aylık enflasyona baktı

İlk satışın arkasındaki neden aslında oldukça açıktı.

ABD’de ağustos ayında yıllık tüketici enflasyonu yüzde 3,4 seviyesinde gerçekleşirken, çekirdek enflasyon aylık bazda yüzde 0,3 arttı. Piyasa beklentisi ise yüzde 0,2 civarındaydı. Yıllık çekirdek enflasyon yüzde 2,5’ten yüzde 2,4’e gerilese de aylık rakamın tahminleri aşması, Fed’in faiz artırabileceği beklentisini güçlendirdi.

Normal şartlarda denklem oldukça basit:

Daha dirençli enflasyon, daha yüksek faiz ihtimali; daha yüksek faiz ise faiz getirisi olmayan altın için daha güçlü baskı anlamına geliyor.

Altının ilk birkaç dakikadaki sert düşüşü de tam olarak bu denklemin fiyatlanmasıydı.

Ancak sonrasında piyasanın başka bir soru sormaya başladığı görüldü:

Enflasyon verisi gerçekten altındaki mevcut yükseliş hikâyesini bozacak kadar güçlü mü?

Görünen o ki yatırımcıların önemli bir bölümü bu soruya “hayır” yanıtını verdi.

Altın artık sadece faiz hikâyesi değil

Altındaki hızlı dönüşün dikkat çekici tarafı burada ortaya çıkıyor.

Çünkü altın şu anda iki karşıt güç arasında işlem görüyor.

Bir tarafta ABD tahvil faizleri bulunuyor. 10 yıllık tahvil getirisi son dönemde yüzde 5 sınırına yaklaşırken, yükselen faizler altının alternatif maliyetini artırıyor. Reuters’a göre 10 yıllık ABD tahvil faizi gün içinde yüzde 4,979’a kadar çıkarak 2023 sonundan bu yana görülen en yüksek seviyelere yaklaştı. Enflasyon verisinin ardından ise getirilerde bir miktar geri çekilme yaşandı.

Diğer tarafta ise jeopolitik riskler, yüksek petrol fiyatları ve enflasyonun yeniden hızlanabileceğine ilişkin endişeler var.

Bu tablo altına klasik “güvenli liman” talebini canlı tutuyor.

Ortaya ilginç bir denge çıkıyor: Enflasyonun yükselmesi Fed açısından altın için kötü haber, fakat aynı enflasyonun yarattığı ekonomik ve jeopolitik belirsizlik altın talebini destekliyor.

Bu nedenle altın artık sadece “Fed faiz artırır mı?” sorusuyla hareket etmiyor.

Belki de günün en önemli sinyali 4 bin 292 dolarda geldi

Teknik seviyeler bir yana bırakıldığında piyasa psikolojisi açısından günün en önemli hareketi 4 bin 292 dolardaki dip olabilir.

Çünkü güçlü bir enflasyon verisine rağmen satıcılar fiyatı bu seviyenin altında tutamadı.

Tam tersine düşüş alım fırsatına dönüştü.

Finansal piyasalarda sık kullanılan bir yaklaşım vardır: Bir varlık kötü habere rağmen düşmüyorsa, piyasanın altında güçlü bir talep olabilir.

Altının TÜFE sonrasındaki hareketi de şimdilik buna benziyor.

Bu durum fiyatın bundan sonra kesintisiz yükseleceği anlamına gelmiyor. Fed’in 15-16 Eylül toplantısı ve özellikle ABD tahvil faizlerinin vereceği tepki altın için yeni bir stres testi olacak. Üstelik piyasalar, son enflasyon verilerinin ardından Fed’den faiz artışı ihtimalini daha güçlü biçimde fiyatlamaya başladı.

Ancak kısa vadeli güç dengesi açısından önemli bir değişiklik var:

Altın artık kötü veride kolayca çözülen bir piyasa görüntüsü vermiyor.

Bundan sonra hangi seviyeler konuşulacak?

Kısa vadede 4 bin 335-4 bin 350 dolar bandı piyasanın yeni denge alanı olarak öne çıkıyor.

Altının bu bölgenin üzerinde kalması, TÜFE sonrasında başlayan satış dalgasının tamamen absorbe edildiğini gösterebilir.

Yukarıda 4 bin 360 dolar ilk önemli eşik. Bu bölgenin kalıcı şekilde aşılması halinde 4 bin 400 dolar yeniden gündeme gelebilir.

Aşağı yönlü hareketlerde ise 4 bin 300 dolar ve gün içinde görülen 4 bin 292 dolar seviyesi yatırımcıların izleyeceği bölge olacak.

Türkiye’deki yatırımcı açısından tabloya bir değişken daha ekleniyor: dolar/TL.

Dolayısıyla ons altında yaşanabilecek yeni bir yükselişin gram altına yansıması kur hareketine bağlı olarak daha güçlü olabilir; ons altındaki olası geri çekilmelerde ise kurdaki yükseliş gram fiyatındaki düşüşü sınırlayabilir.

Fakat günün sonunda altının verdiği mesaj rakamlardan biraz daha farklı:

TÜFE altını aşağı itti, fakat satış yapmak isteyenlerden daha güçlü bir alıcı kitlesi karşılarına çıktı. Şimdi asıl soru, bu alıcıların Fed kararında da aynı iştahla masada kalıp kalmayacağı.

Bir yanıt yazın

Yorum
0

Paylaş

WhatsApp Facebook X Platformu

Arama Yap