Prof. Dr. Soner Gökten
Barem Ambalaj’ın 2025 yılı finansal tabloları Görüş Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş. tarafından bağımsız denetime tabi tutuldu. Şirketin 2026 yılı altı aylık ara dönem finansal bilgileri üzerinde ise Edit Bağımsız Denetim A.Ş. tarafından sınırlı denetim gerçekleştirildi.
Şirketin, ara dönem finansal raporunun kamuya açıklanmasından kısa süre sonra konkordato sürecine girmesi, bağımsız denetim ve finansal raporlama açısından bazı soruların yöneltilmesini kaçınılmaz hâle getiriyor.
Finansal tablolarda görülen likidite baskısı, yatırımcıların anlayabileceği açıklıkta ve yeterli ağırlıkta ortaya konuldu mu?
Barem Ambalaj’ın 2025 yılı sonunda şirketin dönen varlıkları yaklaşık 1,64 milyar TL, kısa vadeli yükümlülükleri ise yaklaşık 3,94 milyar TL seviyesindeydi. Bu rakamlar, negatif işletme sermayesinin 2,3 milyar TL’yi aştığını gösteriyordu.
Haziran 2026 itibarıyla dönen varlıklarla kısa vadeli yükümlülükler arasındaki fark yaklaşık 2,88 milyar TL’ye ulaştı. Şirketin kasasında yaklaşık 49 milyon TL bulunurken kısa vadeli yükümlülükleri 4,9 milyar TL düzeyindeydi.
Aynı dönemde ticari alacakların büyümesi, alacak senetlerindeki artış ve beklenen kredi zararı karşılığının belirgin biçimde yükselmesi de dikkat çekiyordu.
Bu göstergeler tek başına bir şirketin konkordatoya gireceğini kesin olarak ortaya koymaz. Benzer şekilde, bu verilerden hareketle denetim kuruluşlarının görevlerini yerine getirmediği sonucuna doğrudan varmak da doğru olmaz.
Ancak söz konusu rakamların, şirketin nakit üretme, alacaklarını tahsil etme ve kısa vadeli borçlarını çevirme kapasitesi hakkında ciddi sorular doğurduğu da göz ardı edilemez.
Süreklilik yalnızca özkaynak meselesi değildir
Yıllık finansal tabloların denetiminde uygulanan BDS 570, işletmenin faaliyetlerini sürdürme kabiliyetine ilişkin yönetim değerlendirmesinin denetçi tarafından ele alınmasını öngörür.
Bu kapsamda yalnızca şirketin bilançosundaki varlıkların toplamına bakılması yeterli değildir. Şirketin borçlarını zamanında ödeyip ödeyemediği, alacaklarını tahsil etme gücü, banka kredilerine erişimi, ortak desteğinin niteliği ve yönetimin hazırladığı nakit akışı tahminlerinin uygulanabilirliği de değerlendirilir.
Ara dönem finansal bilgileri üzerinde gerçekleştirilen çalışma ise tam kapsamlı bir bağımsız denetim değil, SBDS 2410 çerçevesindeki sınırlı denetimdir. Sınırlı denetimin kapsamı ve sağladığı güvence, yıllık bağımsız denetime göre daha dardır.
Bununla birlikte ara dönemde ortaya çıkan gelişmelerin, işletmenin sürekliliğine ilişkin ciddi bir şüphe doğurması hâlinde, söz konusu durumun yönetim açıklamaları ve sınırlı denetim raporundaki karşılığının da değerlendirilmesi gerekir.
Denetçinin görevi, şirketin geleceğini garanti etmek veya ileride konkordatoya girip girmeyeceğini önceden bilmek değildir. Ancak finansal tablolardaki önemli risklerin standartlara uygun biçimde değerlendirilip değerlendirilmediği ve yatırımcıya yeterince açık aktarılıp aktarılmadığı, bağımsız denetimin temel tartışma alanlarından biridir.
Konkordato tek başına denetim kusuru anlamına gelmez
Bir şirketin konkordato talep etmesi, daha önce görev yapan denetim kuruluşlarının otomatik olarak kusurlu olduğu anlamına gelmez.
Şirketler yüksek özkaynağa, değerli taşınmazlara veya önemli üretim tesislerine sahip oldukları hâlde nakit akışındaki bozulma nedeniyle ödeme güçlüğüne düşebilir. Varlık sahibi olmakla zamanında nakit üretebilmek aynı şey değildir.
Bu nedenle asıl tartışılması gereken, konkordatonun gerçekleşmiş olması değil; konkordato sürecine zemin hazırlayan finansal koşulların önceki raporlarda ne ölçüde ele alındığıdır.
Şu soruların yanıtlanması, hem yatırımcıların hem de denetim mesleğinin yararına olacaktır:
Şirketin işletme sermayesi açığı hangi varsayımlar altında yönetilebilir kabul edildi?
Borçların çevrilmesine ilişkin yönetim planları hangi bilgi ve belgeler üzerinden değerlendirildi?
Ticari alacaklardaki ve alacak senetlerindeki artışın tahsilat kabiliyetine etkisi yeterince incelendi mi?
Banka limitleri, finansman kaynakları ve ortak desteği konusunda hangi denetim kanıtları elde edildi?
İşletmenin sürekliliğine ilişkin açıklamalar, finansal tablo kullanıcılarının riskin büyüklüğünü anlayabileceği kadar açık mıydı?
Bu soruların yöneltilmesi, Görüş Bağımsız Denetim veya Edit Bağımsız Denetim hakkında peşinen olumsuz bir hüküm kurulması anlamına gelmez. Aksine, denetim çalışmalarının standartlara uygunluğunun ve ulaşılan sonuçların dayanaklarının açıklığa kavuşturulması anlamına gelir.
İnceleme, güveni zedelemez; güçlendirebilir
Barem dosyasının Kamu Gözetimi Kurumu ve Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkileri çerçevesinde incelenmesi, kamuoyundaki soru işaretlerinin giderilmesine katkı sağlayabilir.
Böyle bir inceleme sonucunda denetim çalışmalarının yeterli olduğu da, geliştirilmesi gereken alanların bulunduğu da ortaya çıkabilir. Önemli olan, sonucun varsayımlara değil belgelere, çalışma dosyalarına ve uygulanması gereken denetim standartlarına dayanmasıdır.
Bağımsız denetim, finansal tablolardaki rakamları yalnızca şeklen doğrulayan bir işlem olarak görülmemelidir. Denetimin asıl değeri, önemli risklerin zamanında fark edilmesine, doğru değerlendirilmesine ve finansal tablo kullanıcılarına anlaşılır şekilde aktarılmasına katkı sağlamasında yatar.
Barem Ambalaj örneği bu açıdan yalnızca bir şirketin nakit dengesiyle ilgili değildir.
Aynı zamanda bağımsız denetimin yatırımcıya ne ölçüde güven verebildiğine ilişkin önemli bir sınavdır.
