Daha yirmi-yirmi beş yıl öncesine kadar “Dünyada tarım ürünleri kendine yeten yedi ülkeden biriyiz” diye
övünüyorduk.
Bu, artık bir mazi oldu!
Şimdi yiyeceklerimizin önemli bir bölümünü başka ülkelerden satın salıyoruz.
Avrupa ve Asya kıtalarından Güney Amerika’ya kadar, 126 ülkeden tarım ürünü ithal ediyoruz.
Yanlış politikalar, hayvancılığımızı öldürdüğü gibi tarımımızı da çökertti.
Avrupa Birliği, Dünya Bankası ve IMF gibi kuruluşların baskılarıyla devlet desteğinden mahrum bırakılan
tarım üreticileri can çekişiyor.
Buna rağmen tarım üreticilerinin büyük bir kısmının seçimlerde iktidar partisine oy vermeleri ilginçtir.
Istırap çekmeyi seviyorlar mı nedir?
Tarıma olan desteğin yetersiz kalması ülkemizi gıda ürünlerinde dışa bağımlı hale getirildi.
İleriki yıllarda bunu daha acı bir şekilde göreceğiz!
***
Yabancı ülkelerden her yıl yaklaşık 4 milyar dolarlık tarım ürünü satın alıyoruz.
Hani kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydik?
Hani tarım ürünlerimiz bizi besliyordu?
Bu sözler, bu övünmeler artık mazide kaldı.
Şimdi, temel gıda ürünlerini bile dışarıdan satın alır hale geldik.
Önce hayvancılığımızı öldürdüler, şimdi tarımımız katlediliyor!
Eski yıllarda Anadolu’nun en bol ürünlerinden biri olan mercimeği bile Kanada’dan satın alır hale geldik.
Dört yıldır birbirleriyle savaşan Ukrayna ile Rusya’dan bile buğday ithal ediyoruz.
***
Türkiye’de tarım alanında çalışların sayısı her yıl azalıyor. Neden?
Çünkü çiftçi gece gündüz çalışmasına rağmen, mazot, elektrik, gübre gibi önemli girdilerin
fiyatları acımasız zamlarla “anormal derecede” arttığı için bir şey kazanamıyor.
Tarım üreticileri kan ağlarken, tarım insafsızca çökertilip yok edilirken, ülke ekonomisi nasıl iyiye gidebilir?
Bir göz ağlarken, öbür göz gülebilir mi?
Eti, meyveyi, sebzeyi başka ülkelerden alıyoruz. Bazısı Avrupa’dan geliyor, bazısı da Güney Amerika’dan…
Buğday, nohut, mercimek, pirinç, kuru fasulye bile ithal etmek zorunda kalıyoruz…
Yaklaşık 10-12 milyon ton buğday dışalımı yapan bir ülkeye artık güçlü bir tarım ülkesi denilebilir mi?
Hayvancılığımız zaten ölmüştü, şimdi tarımımız da yetersiz hale gelmiş durumda…
Bu gidişin sonu iyi değil!
Yazık ediliyor size, bize, hepimize…
Devletin bu soruna mutlaka bir çare bulması gerekiyor.
