Çin Alımı Kesti, Petrol Beklenen Sıçramayı Yapamadı

Çin ve Çinli şirketler yeni petrol kargoları satın almak yerine daha önce oluşturdukları stokları kullandı.

Çin’in Petrol Freni Fiyatı Durdurmayı Başardı

Petrol fiyatları, Haziran 2026’da İran ve Hürmüz Boğazı kaynaklı arz endişelerine rağmen beklenen sert yükselişi göstermedi. Bunun temel nedeni, dünyanın en büyük petrol ithalatçısı Çin’in alımlarını hızla azaltması oldu. Çin’in zayıflayan talebi, küresel fiyatları aşağı çekerken Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde akaryakıt, enflasyon ve cari açık baskısının sınırlanmasına yardımcı olabilir.

Çin ithalatı sert düştü

Çin’in ham petrol ithalatı Haziran 2026’da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41,3 azalarak günlük 7,12 milyon varile geriledi. Bu rakam, Ekim 2016’dan bu yana en düşük seviye olarak kaydedildi.

Ülkedeki rafinerilerin kapasite kullanım oranı da yüzde 57,72’ye düşerek yaklaşık 10 yılın dibine indi. Çinli şirketler yeni petrol kargoları satın almak yerine daha önce oluşturdukları stokları kullandı. Böylece özellikle Asya’daki spot petrol talebi zayıfladı.

Bu gelişme, piyasada oluşan arz korkusunun fiyatlara tam olarak yansımasını engelledi. Hürmüz Boğazı çevresindeki riskler fiyatları desteklese de Çin’den güçlü alım gelmemesi yükselişin kalıcı olmasını zorlaştırdı.

Grafik Çin’deki ayrışmayı gösteriyor

Kpler verilerine dayanan grafik, Çin’in petrol talebindeki düşüşün Asya’nın geri kalanından çok daha sert olduğunu gösteriyor.

Grafiğin Çin bölümünde, 2026’yı gösteren kırmızı çizgi mart ayından sonra hızla geriliyor. Çin’in ham petrol ve kondensat net ithalatındaki yıllık düşüş günlük 4,5 milyon varile ulaşıyor. 27 Şubat 2026’dan bu yana yaşanan kayıp ise günlük 5,8 milyon varil seviyesinde.

Kırmızı çizginin 2023-2025 dönemini gösteren gri aralığın altına inmesi, düşüşün yalnızca mevsimsel olmadığını gösteriyor. Çin, geçmiş yıllarda bu dönemde yaptığı alımların çok altında petrol ithal ediyor.

Çin hariç Asya’da ise tablo daha dengeli. Bölgedeki yıllık düşüş günlük yaklaşık 500 bin varil, 27 Şubat’tan bu yana gerileme ise 700 bin varil civarında. Bu fark, küresel talepteki asıl sorunun genel olarak Asya’dan değil, büyük ölçüde Çin’in ithalat ve stok politikasından kaynaklandığını ortaya koyuyor.

Rafineriler de yavaşladı

Çin’in işlenmiş petrol ürünü ihracatı 2026’nın ilk yarısında yüzde 13,2 azalarak 23,59 milyon tona indi. Bu düşüş ilk bakışta küresel ürün arzını azaltan bir gelişme gibi görünse de asıl mesaj rafineri faaliyetlerinin zayıflaması oldu.

Rafinerilerin daha az çalışması, daha az ham petrol satın alınması anlamına geliyor. İç tüketimdeki yavaşlama ve düşük rafineri kullanımı, Çin’in kısa vadede piyasaya güçlü bir alıcı olarak dönmeyeceği beklentisini güçlendirdi.

Türkiye için maliyet baskısı azalabilir

Talep zayıflarken arz tarafında da rahatlama sinyalleri geldi. OPEC+’ın temmuz ayı için günlük 188 bin varillik ek üretim artışı, ABD petrol üretiminin Nisan 2026’da 13,93 milyon varille rekor kırması ve Hürmüz’den tanker çıkışlarının hızlanması fiyat artışını sınırladı.

Petrolün kontrollü kalması Türkiye’de akaryakıt maliyetleri, enflasyon ve cari açık açısından olumlu olabilir. Ancak fiyatların yönü, Çin’in yaz aylarında yeniden alıma dönüp dönmeyeceğine bağlı olacak. Çin talebi toparlanmaz ve küresel üretim yüksek kalırsa petrol fiyatlarında aşağı yönlü baskı sürebilir. Yeni bir arz kesintisi yaşanması halinde ise jeopolitik risk primi yeniden güçlenebilir.

Bir yanıt yazın

Yorum
0

Paylaş

WhatsApp Facebook X Platformu

Arama Yap