Picture of Rahmi Turan

Rahmi Turan

Derdini “Marko Paşa”ya anlat!

Dolaylı vergilerin ağırlığı hayatı zorlaştırıyor.
Yediğimiz içtiğimiz her yiyecek, satın aldığımız her ürün için ödediğimiz dolaylı vergilerin yaklaşık yüzde 70’e çıktığı bir ülkede vergi adaletinden bahsedilmesi mümkün değildir
    Bu çarpık yapılaşmanın düzeltilmesi şarttır ama, kim düzeltecek?
    Halkın çektiği sıkıntılara Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’
in aldırış ettiğiyok!

Şimşek üç yıldır görev başında… Her defasında “Hazırladığımız sağlam ekonomik program sayesinde işler iyi gidiyor” diyor ama…
     Aslında düzelen bir şey yok!
                                                        ***

Türk halkı KDV (Katma Değer Vergisi) ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) MTV (Motorlu Taşıtlar Vergisi) ÖİV (Özel İletişim Vergisi) gibi dolaylı vergilerle hâlâ yolunuyor!

Uygar ülkelerde “En adaletsiz vergi” kabul edilen dolaylı vergiler yüzde 15 ile yüzde 30 arasındadır. Türkiye’de ise dolaylı vergilerin oranı, toplam vergilerin yüzde 70’ine yaklaşıyor.
    Gelir vergileri, bütün şirketlerin, tüm zenginlerin, saray gibi villalarda, yalılarda, konaklarda yaşayanların, özel uçaklar, helikopterler kullananların ödedikleri vergi, toplam vergiler içinde yaklaşık yüzde 30’u oluşturuyor.

Bunun iki katından fazlasını, en adaletsiz vergi sayılan dolaylı vergilerle halkımız ödüyor!

Bizdeki vergi adaleti (!)  bu işte! Derdimizi kime anlatalım? Marko Paşa’ya mı?

                                                     ***

Tâ Osmanlı’dan bu yana “Paşa”larıyla ünlü bir toplumuz.

Gelmiş geçmiş binlerce paşa arasında en ünlülerinden biri “Marko Paşa”dır.

“Olmayacak duaya amin” demek gibi “Git derdini Marko Paşa’ya anlat” sözü de çok ünlüdür.

Bu paşa, çok dert dinlemiş ama hiç bir sorunu çözmediği halde insanları rahatlatan bir psikolog görevi yapmıştır.

Makro Paşa “Dert dinlemekle büyük üne kavuşan” eski bir Osmanlı paşasıdır.

Olmayacak işler için “Anlat derdini Marko Paşa’ya” sözü pek yaygındır.

Buna rağmen, umutsuz kişiler, eski dönemde hep Makro Paşa’ya sığınmıştır.

Makro Paşa, sorunları çözmese bile, anlatılanları sabırla dinlediği için, insanları rahatlatmıştır.

                                                    ***

Peki, kimdir Makro Paşa?

Asıl adı Marko Apostolidis’dir. Rum kökenlidir. 1824 yılında doğmuş, 64 yıl yaşamış ve 1888 yılında ölmüştür.

Askeri Tıbbiye’yi bitirerek doktor olan Marko Apostolidis, kısa sürede iyi bir doktor olarak ün yapmış, 1861’de Padişah Abdülaziz’in “Hekimbaşılığı”na getirilmiştir.

“Paşa” unvanına sahip ilk hekim olan Marko Paşa, sakin ve sabırlı haliyle insanları sözlerini hiç kesmeden ilgiyle dinlemiş, bu arada sadece “Yaa, öyle mi?” “Vah vah” “Yazık” gibi kısa sözler kullanarak başını sallamış, dikkatle notlar almış, fakat hiçbir sorunu çözmemiştir.

Bu yüzden halk arasında “Git derdini Marko Paşa’ya anlat” sözü çok yaygın bir deyim haline gelmiştir.

                                   ***

Bugün de halkımıza herhalde bir “Marko Paşa” gerek.

Sorunları çözmese bile, bizleri dinleyecek ve psikolog gibi hepimizi rahatlatacak kişilere ihtiyaç var.

    Verilen sözlerin tutulmadığı ve geçim şartlarının ağırlaştığı günümüzde dert dinleyen “Marko Paşa”lar herhalde büyük iş yapar!

Yorum
0

Paylaş

WhatsApp Facebook X Platformu

Arama Yap