Emrullah Turanlı: “Derenin içinde bina mı olur!”

8 kişinin öldüğü selin ardından Emrullah Turanlı'dan çağrı: Dere yatakları hemen boşaltılsın, hak sahibi aynı semtte imar hakkı alsın.

“Bunun neresi kader? Bu bir cinayet”

İstanbul ve Kocaeli’de 8 kişinin hayatını kaybettiği selin ardından en sert ve en somut sözler, betonu en yakından tanıyan isimlerden birinden geldi. Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı, dere yataklarının “en geç yarın” boşaltılmasını istedi ve sorumlular için savcılara çağrı yaptı. Dere yatağındaki konut sahiplerini semtinden koparmadan, “devletimizin cebinden 1 lira çıkmadan” uygulanabilecek bir formül de önerdi.

AKOM verilerine göre 14 Ekim gecesi Beykoz’da metrekareye 277 kilo yağış düştü; Valilik de bunu 1942‘den bu yana ölçülen en yüksek değer olarak açıkladı. İstanbul’da 6 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi hala aranıyor; Kocaeli’de sele kapılan 2 kişinin cansız bedeni Pendik’te bulundu. Yaklaşık 3 bin ev ve iş yeri ciddi zarar gördü.

“Derenin içinde bina mı olur be?”

Selin ardından, 17 Ekim‘de yayımlanan bir röportajda konuşan Turanlı, söze ölenlere rahmet dileyerek başladı. “İstanbul’un kaderi mi?” sorusuna cevabı netti: “Bunun neresi kader? Bu bir cinayet.” Ölenlerin en az 4‘ü Ayazağa–Kağıthane dere hattında sele kapıldı; Turanlı da Ayazağa’yı işaret etti: “Derenin içinde bina mı olur be?“

Turanlı’ya göre savcılar “ölüme sebebiyet“ten dava açmalı; hedef de belli: “O binaları yaptıran, o binaları yıktırmayan.” Binaların kendi döneminde yapılmadığını söyleyen bir belediye başkanına da tek soruyla cevap verdi: “E niye yıkmadın?“

Formül: Şişli’deki Şişli’de, Kadıköy’deki Kadıköy’de

Turanlı’nın önerisi “imar takası“: Dere yatağındaki konutun sahibine nakit yerine aynı semtte, aynı değerde imar hakkı veriliyor, vatandaş bu hakla yeni bir projeden daire alıyor. “Şişli’de oturan bir insanı İkitelli’ye götürmemen lazım” diyen Turanlı’nın özeti: “Ne devletimizin cebinden 1 lira çıkar, ne de hiçbir vatandaşımızın gönlü kırılır.“

Kendi projesini de takasa açtı: Hak sahiplerine imar hakkı verilirse “gelsinler ben buradan daire vereyim.” Müteahhidin de kazanacağını saklamıyor: “Para kazanmadan kim bu işleri yapacak?“

Devletin Ayazağa için sunduğu “Yarısı Bizden” seçeneği ise kamu kaynağına dayanıyor: konut başına 875 bin lira hibe ve 875 bin lira kredi.

Selden önce de aynı çizgideydi

Turanlı, selden yaklaşık 14 ay önce verdiği bir başka röportajda Şişli, Dolapdere, Okmeydanı ve selin vurduğu Kağıthane için şunu istedi: “Arazinin %10’unu bina yapalım veyahut maksimum %15’ini, geri kalanların tamamını yeşil alan yapalım.” “Savaş, sel, felaket, deprem” gibi toplu afetlere karşı mahalle bazında dönüşüm çağrısı da yaptı.

2017‘de de “Şehir içinde yeşil alanları imara açarak yanlış yaptık” diyerek bugünkü formülün temeli olan imar transferini savundu. Bu kayıtlar bir sel kehaneti değil, ama bugünkü çağrının dayandığı çizginin eskiye uzandığını gösteriyor.

Bundan sonra ne olacak?

Turanlı’nın koyduğu süre net: “En fazla 3 senede şu derelerin işinin çözülmesi lazım.” Bu süreyi belirleyecek olan finansman. İmar hakkı aktarımı 2024 sonunda kanuna girdi; geçen yıl çıkan yönetmelik ise uygulamayı kamulaştırılmamış okul, hastane gibi kamu alanlarındaki parseller için açtı. Ayazağa için açıklanan seçenekler arasında imar takası yok.

Aktarım dere yataklarına genişletilirse Turanlı’nın formülü masaya gelebilir; genişletilmezse dönüşüm kamu kaynağıyla yürüyecek.

Bir yanıt yazın

Yorum
0

Paylaş

WhatsApp Facebook X Platformu

Arama Yap