Picture of Ümit Zileli

Ümit Zileli

Efendiler ve Uşakları!

                                 

Başlık, yazdığım kitaplarımdan birinin adı…

O kitaptaki yazılarımdan birinde “kötü ruh nedir?”, hem kötü hem de küçük insan dediğiniz tür nasıl bir türdür onu anlatmıştım… Kısaca anlatayım:

“Kötülük ruha işler, kalıcıdır…

Kıskançlık, hırs, dedikodu, menfaatperestlik, açgözlülük, haysiyetsizlik, arsızlık kötülüğün parçalarıdır elbette; ancak her biri tek başına bu kavramı karşılamaya yetmez, tümü ancak kötülüğün suretini çizmeye yetebilir…

Kötülük, zayıf, küçük, minnacık insanlarda da çok tehlikelidir… Güçlünün önünde yaltaklanma, verilen en aşağılık görevlere şevkle sarılma şeklinde tezahür eder bu tür insanlarda…

Kötülüğün tutsak aldığı küçük insanların sayısı çok ama çok fazladır… Fazladır çünkü hayatta, hiçbir dala tutunamamış, parasal olarak kalkınmış olsa dahi aslında beş para etmez bir yaşama mahkum olmuş, bütün hüneri bir gücün kapısına bağlanıp, o gücün buyruklarına tam anlamıyla, bir uşak titizliğiyle uymak, tüm kötücül özelliklerini efendisinin emirlerine, başarısına endekslemek, karşılığında da gurur duyacağı bir “Aferin” iltifatına, siftineceği üç beş kuruşa ya da bir lütfedilmiş makama sahip olmakla övünen küçük insanların sayısı ne yazık ki hep çok olmuştur!

-Küçük kötülerin tüm hayatı işte böylesine tiksinti verici bir çukurda biteviye debelenmekle geçer!”

                                           Giyotin ve direniş!

Geçmişteki bir yazımdan aldığım bu küçük anımsatma bölümünden sonra, gelelim günümüzün kötücül organizasyonlarına, kumpaslarına…

Birkaç gün önce yaşadığımız “Grup toplantısı” meydan savaşından sonra, CHP’nin atanmış kayyumu tarafından perşembe günü yapılacağı açıklanan Parti Meclisi toplantısından yalnızca bir gün önce, atanmış CHP kayyumluğu sözcüsü Müslim Sarı,10 CHP milletvekilinin “kesin ihraç” talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini şu sözlerle açıkladı:

–10 milletvekili YDK’ya kesin ihraç talebiyle sevk edilmiştir. Özgür Özel ile ilgili karar daha sonra verilecektir!

Vay ki vay! Peki kim almıştı bu kararı? kayyumun kendi elleriyle seçtiği MYK! Atanmış sözcü Ayrıca CHP’nin mazbatası elinde seçilmiş Genel Başkanı hakkında “daha sonra icabına bakılacak” tadındaki açıklamasından sonra ihraç listesindeki vekiller hakkında da hiç sıkılmadan şu sözleri sarf ediyordu:

–Aklanıp gelecekler!

Kayyumun, her konuşmasında özenle üstünde durduğu “arınma” giyotini çalışmaya başlamıştı! Ancak unuttukları ufak bir nokta vardı:

-Parti tüzüğü ve Siyasi Partiler yasası!

                                Yasayı ve tüzüğü es geçen kayyum!

Önce oynanan oyunun perde arkasına bakalım…

Parti Meclisi toplantısına saatler kala ihraç kararı verilen milletvekillerinden dördü aynı zamanda meclis üyesiydi! Diğer bir deyişle, meclis bu kişilerin de katılımıyla toplansa, olağanüstü kurultay karar alınması neredeyse kesindi. Muhteremler çok “cin olduklarından” ihraç için YDK’ya sevk kararını MYK eliyle yapmışlardı!

–Ancak yasalar da parti tüzüğü de böyle bir sevk olamayacağını en açık haliyle söylüyordu!

Milletvekilleri, büyükşehir belediye başkanları ve disiplin kurulu üyeleri ancak Parti Meclisi’nin kararıyla disipline sevk edilebilirdi! Tüm hukukçular, aklı başında tüm siyaset insanları, akademisyenler de bunu açıkça ortaya koyuyordu…

Hatta konuyla ilgili kapı gibi örnek de vardı! 2014 yılında aynı yöntemle partiden ihraç edilen dönemin CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum 28 gün gibi kısa bir sürede mahkeme kararıyla ihracı tüzüğe aykırı bulunup iptal edilmişti ve o zaman CHP Genel Başkanı bugünün kayyumu Bay Kemal’di!

Bunun üzerine seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel safında olan 27 Parti Meclisi üyesi istifa etti ve meclis üye sayısı 29’a, diğer bir deyişle üçte iki çoğunluğun altına düştü… Böylece parti tüzüğüne göre hem Parti Meclisi hem de MYK resmen düştü…

–Rezillik senfonisi de o anda başladı!

Atanmışlar korosu “bize ne, biz mahkeme kararıyla geldik, istifaların adresi mahkemelerdir” şarkısını söylemeye başladı!

Atanmışların sözcüsü Müslim Sarı bakın ne dedi:

–İstinaf Mahkemesinin 36. Hukuk Dairesi’nin yetkilendirmesiyle göreve geldiğimiz için arkadaşlarımızın istifalarını bu hukuk dairesine sunmaları gerekiyor!

Kayyumun yanında boy gösteren eski CHP Milletvekili Berhan Şimşek ise daha da açık konuştu:

–Parti Meclisi’nde 5 kişi bile kalsa hayat devam eder!

Size yalnızca bir özet sundum. Kulislerde, kapalı kapılar ardında aynı “rezillik senfonisinden” çalınan parçaları anlatmaya vicdanım, yüreğim kaldırmadı… Nasıl bitireyim diye düşündüğüm de ise aklıma tek bir cümle geldi:

–Küçük kötülerin trajedisi!

Yorum
0

Paylaş

WhatsApp Facebook X Platformu

Arama Yap