Picture of Rahmi Turan

Rahmi Turan

En büyük düşmanımız korkunç cehalet!  

 
     Toplum olarak ikiye bölündük maalesef…
      Birimiz “Ak” derken, diğerimiz “Kara” diyoruz.
      Nasıl ve neden böyle kutuplara ayrıldık?
      İnsanlarımız niçin birbirlerini sevmiyor?
      Karşılıklı suçlamalar, hakaretler nedendir?
      Hepimiz aynı gemideyiz. “Türkiye gemisi” batarsa, hepimiz yok oluruz. Artık aklımızı başımıza toplamamız lâzım!
                                            ***!    
       “Bölünmüşlük konusu” açıldığında her zaman Prof. Dr. Celâl Şengör’ün eski yıllardaki bir konuşmasında söylediği sözler aklıma gelir.
      Prof. Dr. Celâl Şengör bir deprem profesörüdür. Konusunda uzmandır ama bugünkü konumuz deprem değil.
      Celal Şengör yurtsever bir entelektüeldir.
      Ülkesini ve insanlarını sever… Ve sevdiği içindir ki acı acı eleştirir.
      Malûm “Dost acı söyler” derler…
      Prof. Şengör birkaç yıl önce bir söyleşide:
      “Uzun zamandır Türklerin niçin birbirlerinden bu kadar nefret ettiklerini düşünür dururum” demiş ve şöyle devam etmişti:
      “Bu söylediğim sadece her gün televizyonlarda birbirleriyle ağza alınmayacak sözler söyleyen politikacılar veya aynı şeyi hem TV’ler önünde, hem de gazete sayfalarında yapan gazeteciler için de geçerlidir.”
                                            ***
      Yani, biz gazetecileri de eleştirmişti Prof. Şengör ve haklıydı da…
      Biz medya mensupları olarak hep birbirimizi yiyip duruyoruz.
      Özellikle dinci basın, o kadar kinci ki, onların psikolojisini anlamak da, anlatmak da zor.
      Fırsat bulsalar din adına karşı görüşte olan herkesi kıtır kıtır kesecekler!
Bunu “Allah adına” yaptıklarına inandıkları için, en ufak bir vicdan azabı da duymayacaklar!
                                             ***
       Prof. Celal Şengör’e göre:
       “Türkiye’de hiçbir kurum yoktur ki, mensupları arasında güzel bir dostluk, bir yakınlık olsun… Er veya geç birbirlerine düşerler, altın yumurtlayan tavuklarını öldürürler.
       Bu davranış türü, tabii ki, genel bir aptallık ürünüdür. Bu aptallık ise zekâ eksikliğinden ziyade cehaletin sonucu gelişmiştir.
       Bilgileri az olduğundan, kendi bildiklerinin kesin doğru olduğunu sanırlar!
       … Fen bilimleri yerine bizleri kul köle etmeyi planlamış, hurafe öğreten zırvalıkları ders programına koyan toplum biziz…
       …Gereksiz yere emniyet şeridine dalmamasını ikaz ettiğimiz şoför, ya camı açıp size küfreder veya fırsatını bulursa, üstünüze yürür.
                                              ***
       … Cehalet en büyük düşmandır. Ama bu düşman, dışarıdan gelmez!
       Bunu biz kendimiz büyütür, bizi daha çok cahil edecekleri başımıza getirmek için sandıklara koşarız.
       Zira cehalet rehaveti, rehavet ise yalancı bir rahatlığı, o da sonunda felâketi getirir!
       Türkiye
insanı, böyle bir yola çoktan girmiştir!
       Korkum, bunun sonunun çok kötü olacağıdır ki, bu kötülüğün ilk ateşleri de son yıllarda görünmeye başlamıştır. O ateşe birlikte itilmekteyiz!
       Yaşadığımız olaylar bunu gösteriyor.
       Bizi, yine biz kurtarabiliriz!
       Aklımızı kullanmazsak, başka hiç kimse bizi sürüklendiğimiz olumsuz gelişmelerden kurtaramaz!”

Yorum
0

Paylaş

WhatsApp Facebook X Platformu

Arama Yap