Goldman Sachs’tan TCMB tahmini: Faiz indirimi en erken ekimde
Goldman Sachs, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz indirimine kısa vadede başlamasını beklemiyor. Bankaya göre TCMB’nin politika faizinde ilk indirim için en erken tarih Ekim 2026 olabilir. Bu beklenti; yüksek seyreden çekirdek enflasyon, Türk lirasındaki baskı ve cari açık riskinden kaynaklanıyor. Karar, kredi maliyetlerinden mevduat faizlerine, konut ve ihtiyaç kredilerinden şirketlerin finansman planlarına kadar geniş bir kesimi doğrudan etkiliyor.
Gözler ekim toplantısında
TCMB’nin politika faizi şu anda %37 seviyesinde bulunuyor. Merkez Bankası, 11 Haziran 2026 tarihli son toplantısında faizi değiştirmedi ve sıkı para politikası duruşunun korunacağını vurguladı.
Resmi takvime göre TCMB’nin yılın kalan faiz kararları 23 Temmuz, 10 Eylül, 22 Ekim ve 10 Aralık 2026 tarihlerinde açıklanacak. Bu nedenle Goldman Sachs’ın “son çeyrek” beklentisi pratikte 22 Ekim 2026 toplantısını ilk olası indirim penceresi haline getiriyor. Ekimde şartlar oluşmazsa ikinci kritik tarih 10 Aralık 2026 olacak.
Enflasyon hâlâ güçlü sinyal veriyor
Haziran verileri manşet enflasyonda sınırlı bir rahatlama gösterdi. TÜİK verilerine göre yıllık enflasyon Mayıs 2026’daki %32,61 seviyesinden Haziran 2026’da %32,11’e geriledi. Aylık enflasyon ise %0,99 oldu.
Ancak Goldman Sachs’a göre asıl sorun manşet enflasyondan çok çekirdek göstergelerde. Gıda ve enerji gibi oynak kalemler dışarıda bırakıldığında fiyat baskısının hâlâ güçlü kalması, TCMB’nin hızlı faiz indirimi yapmasını zorlaştırıyor. Banka, çekirdek enflasyonda kalıcı düşüş görülmeden erken bir indirimin riskli olacağı görüşünde.
TL ve cari açık baskısı
Raporda öne çıkan bir diğer başlık Türk lirasındaki değer kaybı oldu. TL’deki zayıflama, ithal ürünlerin ve enerji maliyetlerinin fiyatlara daha hızlı yansımasına neden oluyor. Bu da hem üretici maliyetlerini hem de tüketici fiyatlarını yukarıda tutuyor.
Goldman Sachs ayrıca cari açık riskine dikkat çekiyor. Nisan verilerine göre aylık cari açık 5,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Yıllıklandırılmış açık ise yaklaşık 37 milyar dolar düzeyine yaklaştı. Bu tablo, döviz ihtiyacını artırdığı için Merkez Bankası’nın faiz politikasında daha temkinli davranmasına yol açabilir.
Vatandaşın cebine etkisi ne olur?
Faiz indiriminin gecikmesi, kredi faizlerinde hızlı düşüş bekleyen vatandaş ve şirketler için maliyetlerin bir süre daha yüksek kalabileceği anlamına geliyor. Konut, taşıt ve ihtiyaç kredilerinde rahatlama için en erken Ekim 2026 sonrasına bakılacak.
Mevduat tarafında ise yüksek faiz dönemi bir süre daha devam edebilir. Bu durum tasarruf sahibini desteklerken, krediyle yatırım yapmak isteyen şirketlerin ve esnafın finansman maliyetini yüksek tutuyor.
Bundan sonra ne izlenecek?
Goldman Sachs, yıl sonu enflasyon tahminini %29 seviyesinde koruyor. Ancak finansal koşullarda ek sıkılaşma olmazsa bu tahminin üzerinde risk oluşabileceğini belirtiyor.
Önümüzdeki dönemde piyasaların ana gündemi 23 Temmuz ve 10 Eylül toplantılarında TCMB’nin vereceği mesajlar olacak. Faiz indirimi için asıl eşik ise 22 Ekim 2026 toplantısı olarak öne çıkıyor. Enflasyon kalıcı biçimde gerilemez ve cari açıkta iyileşme görülmezse indirim beklentisi 10 Aralık 2026 toplantısına ya da daha ileri bir tarihe sarkabilir.






