Mehmet Şimşek döneminde kim kazandı?
2023 sonbaharından 2026 baharına kadar olan dönemde Türkiye ekonomisinde dikkat çeken bir tablo ortaya çıktı. Resmi veriler ve finansal göstergeler, aynı enflasyon ortamında herkesin aynı sonucu yaşamadığını gösteriyor.
Enflasyon: %140–150 bandı gerçekçi
TÜİK verilerine göre Eylül 2023 ile Nisan 2026 arasında kümülatif enflasyon yaklaşık %140–150 aralığında gerçekleşti. Bu, kamuoyunda konuşulan yüksek enflasyon algısının abartı olmadığını, resmi verilerle de büyük ölçüde uyumlu olduğunu ortaya koyuyor.
Para piyasası fonları: Reel kazanç sağladı
Bu dönemde TL para piyasası fonları öne çıktı. Temsilci veriler, yaklaşık %220 nominal getiriye işaret ediyor. Enflasyondan arındırıldığında bu, yaklaşık %25–30 civarında reel kazanç anlamına geliyor.
Basit bir örnek:
2023’te 100 bin TL’sini bu tür bir fonda değerlendiren bir yatırımcı, enflasyon etkisi çıkarıldıktan sonra bile alım gücünü artırmayı başardı.
Asgari ücret: Artış var, reel kazanç yok
Aynı dönemde net asgari ücret 11.402 TL’den 28.075 TL’ye yükseldi. Bu yaklaşık %146 nominal artış demek.
Ancak enflasyon dikkate alındığında tablo değişiyor:
Asgari ücretlinin reel kazancı neredeyse sıfır seviyesinde kaldı. Yani maaşlar arttı, fakat alım gücü büyük ölçüde yerinde saydı.
Dolar bazında ise asgari ücret yaklaşık %45 arttı. Bu artış gerçek, ancak iç piyasadaki yüksek enflasyon nedeniyle günlük hayat üzerindeki etkisi sınırlı kaldı.
Dolar etkisi: TL kazançları törpülendi
Aynı dönemde dolar/TL kuru yaklaşık 27 seviyesinden 45 seviyesine çıktı. Bu da TL’nin yaklaşık %70 değer kaybettiğini gösteriyor.
Bu nedenle TL bazında yüksek görünen kazançlar, dolar cinsinden daha sınırlı kaldı. Örneğin para piyasası fonlarında dolar bazlı getiri yaklaşık %90–95 seviyesinde hesaplanıyor.
Maaş verilerinde dikkat: Tutarsızlık var
Emekli ve memur maaşlarına ilişkin bazı yaygın iddialarda ise matematiksel tutarsızlık dikkat çekiyor.
Özellikle “çok yüksek TL artışı + düşük dolar artışı” kombinasyonu aynı anda doğru olamıyor. Kur artışı dikkate alındığında, TL’de yüksek artış varsa bunun dolar karşılığı da daha yüksek olmak zorunda.
Bu nedenle bu kalemlerdeki bazı popüler oranların dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor.
Genel sonuç: Makas açıldı
Tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde ortaya net bir sonuç çıkıyor:
- Finansal varlığı olanlar (özellikle TL faiz ve para piyasası araçlarında) reel olarak kazandı
- Maaşla geçinenler ise en fazla enflasyonu telafi edebildi
Kısacası, yüksek enflasyon döneminde farkı yaratan şey “gelir” değil, “varlık” oldu.
Bu da ekonomi içinde görünür bir gelir değil, reel servet farkı oluşturdu.






