TCMB’nin düzenlediği İstanbul Ekonomi Forumu’nda konuşan Waller, olası faiz artışlarının mutlaka art arda toplantılarda yapılması gerekmediğini, zamanlama konusunda esneklik bulunduğunu vurguladı.
“İlave faiz artışları gerekebilir”
Waller, ekonomik verilerin mevcut görünümü desteklemeye devam etmesi halinde Fed’in para politikasını daha da sıkılaştırabileceğini belirtti.
Enflasyonun hedefe yeterince hızlı dönmemesi durumunda ilave faiz artışlarının gündeme gelebileceğini söyleyen Waller, Fed’in kararlarını gelen veriler doğrultusunda şekillendireceğine işaret etti.
Artışların peş peşe yapılması şart değil
Waller’ın açıklamasındaki dikkat çekici noktalardan biri, faiz artırımlarının ardışık toplantılarda yapılmasının zorunlu olmadığını söylemesi oldu.
Bu ifade, Fed’in sıkılaşma sürecini zamana yayabileceği ve ekonomik verilerin seyrine göre toplantı bazında hareket edebileceği şeklinde yorumlandı.
Piyasalar Fed’in rotasını yeniden fiyatlıyor
Son dönemde ABD’den gelen zayıf istihdam verileri, Fed’in faiz artırımlarında daha temkinli davranabileceği beklentisini güçlendirmişti.
Ancak enflasyon baskısının devam etmesi ve Fed yetkililerinden gelen sıkı para politikası mesajları, piyasalarda faiz patikasına ilişkin belirsizliği artırıyor.
Gözler 14 Ekim’deki enflasyon verisinde
Fed’in bundan sonraki adımları açısından kritik verilerden biri 14 Ekim’de açıklanacak ABD eylül ayı tüketici enflasyonu olacak.
TÜFE ve çekirdek TÜFE verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi faiz artırımı beklentilerini güçlendirebilir. Daha zayıf bir enflasyon görünümü ise Fed’in beklemede kalabileceği yönündeki fiyatlamaları destekleyebilir.
Altın ve dolar için de kritik mesaj
Waller’ın faiz artışına açık kapı bırakan açıklamaları yalnızca ABD para politikası açısından değil, küresel piyasalar için de önem taşıyor.
Daha yüksek faiz beklentileri dolar ve ABD tahvil getirilerini desteklerken, altın gibi faiz getirisi olmayan varlıklar üzerinde baskı oluşturabiliyor.






