Tasfiye kapsamındaki fonlarda ödemeler için gündeme gelen yeni formül, yatırımcıları hesap büyüklüğüne göre ayırıyor: Önceliğin 1 milyon lira ve altındaki fon paylarına verilmesi planlanıyor. Ayrıca fon soruşturması sürecinde bu önceliklendirme uygulamasının sonuçları merakla bekleniyor.
Bu yaklaşım hayata geçerse tasfiye sürecinde ilk kez yatırımcının sahip olduğu tutar, ödeme sırasını belirleyen temel ölçütlerden biri olacak. Böylece daha küçük birikime sahip yatırımcıların sistemden daha erken çıkması hedeflenecek, aynı zamanda fon soruşturması açısından adaletli bir dağıtım yapılması amaçlanıyor.
Ancak kritik ayrıntı şu: 1 milyon liralık sınırın altında kaç yatırımcının bulunduğu ve bu hesapların toplam büyüklüğünün ne kadar olduğu henüz kamuoyuna açıklanmış değil. Dolayısıyla öncelikli ödeme modelinin kaç kişiyi kapsayacağı ve toplam maliyetinin ne olacağı şimdilik net değil. Bu noktada fon soruşturması sonuçlarına göre süreç yönlendirilebilir.
Tasfiyede sıra tartışması başladı
17 Eylül’de Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) aldığı kararlarla Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls bağlantılı çok sayıda yatırım fonunun işlemleri durduruldu; 131 fon için tasfiye süreci başlatıldı. Tasfiye işlemlerinin yürütülmesinde İş Bankası ve Ziraat Bankası görevlendirildi.
Normal tasfiye mantığında fon portföyündeki varlıkların nakde çevrilmesi, yükümlülüklerin karşılanması ve kalan tutarın katılma payı sahiplerine dağıtılması gerekiyor. Ancak yatırımcı sayısının yüz binlerle ifade edilmesi ve bazı fonlarda ödeme güçlüğünün ortaya çıkması, “herkese aynı anda ödeme” seçeneğini zorlaştırıyor.
Bu nedenle gündeme gelen 1 milyon liralık eşik, yalnızca teknik bir ödeme planı değil; aynı zamanda tasfiye yükünün zamana yayılması anlamına geliyor.
Küçük yatırımcıya ayrı koruma kalkanı
Ekonomi yönetiminde yapılan değerlendirmelerde, 1 milyon lira ve altındaki fon paylarına öncelik verilmesinin benimsendiği belirtiliyor. Planın özellikle küçük yatırımcının parasına daha hızlı ulaşmasını sağlamayı amaçladığı aktarılıyor.
Bu yöntem uygulanırsa yüksek bakiyeli hesapların ödeme için daha uzun süre beklemesi gündeme gelebilecek. Başka bir ifadeyle, tasfiye sürecinde “ilk gelen ilk alır” yerine “daha küçük hesap önce alır” yaklaşımı devreye girmiş olacak.
Bununla birlikte planın ayrıntıları henüz resmi bir düzenlemeyle kamuoyuna açıklanmış değil. Ödemelerin hangi tarihte başlayacağı, 1 milyon liralık sınırın hesap bazında mı yoksa yatırımcı bazında mı uygulanacağı ve aynı kişinin birden fazla fondaki yatırımlarının nasıl değerlendirileceği gibi başlıklar açıklık bekliyor.
Sadece bakiye değil, para hareketleri de inceleniyor
Ödeme planının diğer ayağını ise fonlardan yapılan geçmiş çıkışların incelenmesi oluşturuyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Merkezi Kayıt Kuruluşu’ndan ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtları talep edildi. Özellikle 1 Temmuz-16 Eylül arasındaki dönemde fonlardan çıkış yapan yatırımcıların işlem tutarları, bakiyeleri ve zamanlamalarının incelendiği bildiriliyor.
Böylece tasfiye öncesinde kimlerin fonlardan ne kadar para çıkardığının ortaya konulması hedefleniyor.
Soruşturmada şu ana kadar 76 kişi hakkında adli işlem başlatıldığı, 51 kişinin tutuklandığı; ayrıca 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı hakkında tedbir uygulandığı bildirildi. Sonuç olarak fon soruşturması kapsamında alınan tedbirler yakından takip ediliyor.
Asıl soru: 1 milyon lira yetiyor mu?
Yeni modelde en dikkat çekici tartışmalardan biri de belirlenen sınırın seviyesi olacak.
Yüksek enflasyon ve son yıllarda finansal varlıklarda yaşanan değer artışları dikkate alındığında, bugün 1 milyon liralık fon yatırımı geçmiş yıllardaki kadar yüksek bir serveti temsil etmiyor. Bu nedenle aynı eşik içerisinde küçük tasarruf sahibiyle daha yüksek gelir grubundaki yatırımcıların birlikte yer alması mümkün.
Öte yandan daha yüksek bir sınır belirlenmesi, ilk aşamadaki ödeme yükünü artırabileceği için tasfiye sürecini zorlaştırabilir.
Bu nedenle 1 milyon liralık sınır, fon krizinin bundan sonraki bölümünde yalnızca teknik değil, ekonomik sonuçları da olan kritik bir eşik haline geliyor.
Yatırımcının beklediği üç cevap
Tasfiye sürecinin seyri açısından artık üç konu öne çıkıyor: Ödemelerin ne zaman başlayacağı, 1 milyon liralık öncelik sınırının kesinleşip kesinleşmeyeceği ve tasfiye kapsamındaki fonlardan yatırımcı başına gerçekte ne kadar tahsilat yapılabileceği.
Bu soruların yanıtı, yüz binlerce yatırımcı açısından soruşturmanın adli boyutu kadar önemli olacak.
Çünkü fon krizinde yeni aşamada tartışma artık yalnızca “ne oldu?” sorusundan ibaret değil.
Asıl mesele, kimin parasını ne zaman geri alacağı.






