CNBC-e Ankara Temsilcisi Hazal Ateş’in aktardığı bilgilere göre; hazırlanan teklifin yaklaşık 10 maddeden oluşması planlanıyor.
Düzenlemenin temel amacı, tasfiye sürecindeki fonlarda bulunan yatırımcı varlıklarının belirli bir sistem çerçevesinde ödenmesini sağlamak ve bu süreçte uygulanacak hukuki mekanizmayı netleştirmek.
1 milyon TL’ye kadar ödeme öngörülüyor
Teklifte en dikkat çeken başlık, yatırımcıların 1 milyon TL’ye kadar olan varlıklarının tasfiye edilerek ödenmesi.
Buna göre net yatırım tutarı 1 milyon TL’ye kadar olan yatırımcıların alacaklarının öncelikli olarak karşılanması hedefleniyor. Düzenleme bu yönüyle küçük yatırımcıların ödeme sürecini hızlandırmayı amaçlıyor.
455 bin 578 yatırımcı kapsamda
Hazırlanan düzenlemenin toplam 455 bin 578 yatırımcıyı ilgilendirdiği belirtiliyor.
Bu sayı, fon krizinin ne kadar geniş bir yatırımcı kitlesini etkilediğini de ortaya koyuyor. Kanun teklifinin yasalaşması halinde tasfiye sürecinde uygulanacak ödeme yöntemi yasal zemine kavuşacak.
El konulan varlıklar da ödeme kaynağı olacak
Fon soruşturması kapsamında daha önce el konulan taşınmazlar, araçlar, banka hesaplarındaki tutarlar ve diğer mal varlıklarının da yatırımcı alacaklarının karşılanmasında kullanılması planlanıyor.
TMSF bünyesinde oluşturulan mekanizma aracılığıyla suçtan elde edildiği tespit edilen değerlerin hak sahiplerinin alacaklarına yönlendirilmesi hedefleniyor.
Haksız kazançların tahsili sürüyor
Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturma kapsamında 5 kişinin haksız kazanç olarak değerlendirilen tutarları iade ettiğini açıklamıştı.
Bundan sonraki süreçte fahiş kazanç elde ettiği tespit edilen diğer kişilerden de tahsilat yapılması ve bu kaynakların yatırımcı ödemelerinde değerlendirilmesi planlanıyor.
Teklif yasalaşırsa ödeme süreci hızlanabilir
Kanun teklifinin Meclis sürecinde kabul edilmesi halinde, bugüne kadar ağırlıklı olarak SPK kararları ve idari düzenlemeler üzerinden ilerleyen ödeme mekanizması doğrudan kanuni dayanağa kavuşacak.
Bu da özellikle 1 milyon TL’ye kadar alacağı bulunan yatırımcılar açısından tasfiye ve ödeme sürecinin daha net kurallarla yürütülmesini sağlayabilir.






