Haziran ayında güneş santrallerinden 4,99 milyar kilovatsaat elektrik üretilerek tüm zamanların aylık üretim rekoru yenilenirken, ayın son günlerinde günlük üretimde de yeni zirve görüldü.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Haziran 2026’da güneşten üretilen 4,99 milyar kilovatsaat elektrik, Türkiye’nin toplam elektrik üretiminin yüzde 16,4’ünü oluşturdu. Böylece güneş enerjisi, elektrik üretimindeki ağırlığını belirgin biçimde artırarak aylık bazda tarihi seviyeye ulaştı.
Günlük üretimde de peş peşe rekor
Aylık rekorun yanı sıra Haziran boyunca günlük üretimde de art arda zirveler görüldü. 15 Haziran’da günlük güneş enerjisi üretimi 184 bin 466 MWh ile yılın o tarihe kadarki en yüksek seviyesine çıktı. 24 Haziran’da 186 bin 488 MWh ile bu rekor yeniden aşıldı.
Rekor serisinin son halkası ise 29 Haziran’da geldi. TEİAŞ verilerine dayanan hesaplamalara göre güneş santralleri o gün 193 bin 695 MWh elektrik üretti. Bu miktar, günlük toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 17,8’ine karşılık geldi.
Böylece yalnızca haziran ayı içinde günlük güneş üretiminde birkaç kez yeni zirve görülmüş oldu. Bu tablo, Türkiye’de güneş enerjisinin artık yalnızca kurulu güç açısından değil, gerçek elektrik üretimi bakımından da sistem içerisindeki ağırlığını artırdığını gösteriyor.
Güneşin kurulu gücü 27,2 GW’ı aştı
Rekorların arkasındaki temel unsurlardan biri Türkiye’nin hızla büyüyen güneş kurulu gücü. Haziran 2026 sonu itibarıyla Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücü 126 bin 113 MW’a ulaşırken güneş enerjisinin kurulu gücü 27 bin 210 MW oldu. Böylece güneşin toplam kurulu güç içerisindeki payı yüzde 21,6’ya yükseldi.
Türkiye’de Haziran sonu itibarıyla 41 bin 38 güneş enerjisi santrali bulunuyor. Santral sayısındaki yüksekliğin önemli bir bölümünü lisanssız, özellikle de öz tüketim amacıyla kurulan tesisler oluşturuyor.
Kurulu güçteki bu büyüme, yaz aylarında daha uzun güneşlenme süresiyle birleşince üretim rekorlarının önünü açıyor. Dolayısıyla Haziran 2026’daki tarihi seviyeyi yalnızca mevsimsel koşullarla açıklamak mümkün değil; artan santral kapasitesi de üretim tabanını genişletiyor.
Rekorların arkasında YEKA hamlesi
Türkiye’nin güneş enerjisindeki büyümesinin arkasındaki önemli politikalardan biri ise Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) modeli.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 2035 yılına kadar güneş ve rüzgârın toplam kurulu gücünü 120 bin MW’a çıkarmayı hedefliyor. Bu hedef doğrultusunda her yıl en az 2 bin MW civarında güneş ve rüzgâr kapasitesi için YEKA yarışmaları düzenlenmesi planlanıyor.
Bakan Alparslan Bayraktar, Temmuz 2026’da yaptığı açıklamada bugüne kadar toplam 7 bin 800 MW’lık YEKA yarışması gerçekleştirildiğini, 2026 yarışmalarıyla yeni bir yatırım döneminin başlayacağını ve her yıl en az 2 bin MW’lık güneş ve rüzgâr ihalesine devam edeceklerini belirtti.
YEKA modeli yalnızca yeni santral kapasitesi oluşturmayı değil, yenilenebilir enerji yatırımlarının yerli üretim ve teknoloji ekosistemiyle birlikte büyümesini de hedefliyor. Bakanlığın model kapsamında Konya Karapınar’da kurduğu 1.000 MWe kapasiteli güneş santralinin yıllık yaklaşık 2,5 milyar kWh elektrik üretmesi bekleniyor.
Hedef 2035: 120 bin MW
Türkiye’nin önündeki hedef ise mevcut kapasitenin çok daha üzerine çıkmak. Bakanlık, 2035’te güneş ve rüzgârın toplam kurulu gücünü 120 bin MW’a yükseltmek istiyor. 2026 Haziran sonunda güneş ve rüzgârın toplam kurulu gücü yaklaşık 42,5 GW seviyesine ulaşmış durumda; bu da 120 GW hedefinin yaklaşık üçte birinin şimdiden gerçekleştiği anlamına geliyor.
Bu dönüşüm için yalnızca santral yatırımları değil, elektrik şebekesinin de güçlendirilmesi gerekiyor. Bakanlık, 2035’e kadar yeşil iletim altyapısına yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım planlandığını açıklıyor.
Türkiye’nin güneşte peş peşe kırdığı rekorlar, bu dönüşümün artık kapasite planlarından günlük elektrik üretim verilerine de yansıdığını ortaya koyuyor. Haziran ayında 4,99 milyar kWh’lık aylık üretim ve 29 Haziran’da 193 bin 695 MWh’lık günlük üretimle ulaşılan seviyeler, güneş enerjisinin Türkiye elektrik sistemindeki rolünün hızla büyüdüğünü gösteriyor. Önümüzdeki dönemde yeni YEKA projeleri, öz tüketim yatırımları, depolama ve şebeke yatırımlarının devreye girmesiyle güneşin üretimdeki payının daha da yükselmesi bekleniyor.






