Halkbank hisseleri, bankanın ABD’deki dava sürecinin ardından açıkladığı yeni finansman adımlarının etkisiyle borsada sert yükseldi.
Hisse, 26 Ağustos’ta güne yüzde 8,88 primle 38,12 liradan başladı. Bankanın uluslararası piyasalardan 1,1 milyar dolarlık ilave kaynak sağlaması ve 5 milyar dolarlık yeni borçlanma programı kurması, yükselişin temel nedenleri arasında gösterildi.
5 milyar dolarlık kaynak kapısı
Halkbank, ABD’deki ceza davasının banka lehine sonuçlanmasının ardından uluslararası piyasalardan 1,1 milyar dolar daha kaynak sağladı.
Banka, dava süreci tamamlanmadan önce de AT1 tahvil ve ikili kredi anlaşmaları dahil 3,9 milyar dolarlık yurt dışı kaynak temin etmişti.
Böylece bankanın sağladığı toplam yurt dışı kaynak 5 milyar dolara ulaştı.
Bunun yanında Halkbank, 17 Temmuz itibarıyla 5 milyar dolar büyüklüğünde Global Medium Term Notes (GMTN) programı oluşturdu. Bu program, bankanın önümüzdeki dönemde uluslararası piyasalardan tahvil ve benzeri araçlarla fonlama sağlamasına imkan verecek.
ABD davası sonrası yeni dönem
Halkbank açısından gelişmenin daha önemli tarafı ise ABD’deki uzun süren ceza davasının banka lehine sonuçlanması.
Davanın sona ermesinin ardından bankanın işlem yaptığı muhabir banka sayısında hızlı artış yaşandığı açıklandı.
Bu gelişme, Halkbank’ın uluslararası finans sistemindeki ilişkilerini yeniden genişletmesi açısından önem taşıyor.
Yatırımcı ilgisi neden arttı?
Bankanın yurt dışındaki yatırımcılarla gerçekleştirdiği toplantılar da yeni borçlanma araçlarına yönelik ilginin güçlü olduğuna işaret etti.
Dolayısıyla borsadaki hareket yalnızca 1,1 milyar dolarlık yeni kaynağın etkisiyle açıklanmıyor.
ABD davasının sona ermesiyle birlikte Halkbank’ın uluslararası piyasalara erişiminin güçlenmesi ve yeni kaynak yaratma kapasitesinin artması, yatırımcıların banka hakkındaki beklentilerini değiştiren önemli gelişmeler olarak öne çıkıyor.
Ancak hisse fiyatındaki sert yükseliş, bu gelişmelerin şirketin gelecekteki kârlılığına doğrudan aynı oranda yansıyacağı anlamına gelmiyor. Bankacılık hisselerinde kaynak maliyeti, kredi büyümesi, net faiz marjı ve aktif kalitesi de değerlemeyi belirleyen temel unsurlar olmaya devam edecek.






