Türkiye’nin en büyük perakende zincirlerinden BİM, finans sektörüne girişinde önemli bir aşamayı tamamladı. BİM’in yüzde 99,99996’sına sahip olduğu Dost Katılım Bankası AŞ’nin kuruluş işlemleri 16 Eylül 2026’da İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü’nde tescil edildi.
10 milyar TL kuruluş sermayesiyle kurulan bankanın müşterilere hizmet vermeye başlaması için ise bir aşama daha bulunuyor: BDDK’dan faaliyet izni alınması gerekiyor.
Bankanın adı belli oldu: Dost Katılım Bankası
BİM’in yeni bankasının resmi unvanı Dost Katılım Bankası AŞ oldu.
Bankanın kuruluş sermayesi 10 milyar TL olarak belirlendi. Sermayenin 9 milyar 999 milyon 996 bin TL’lik bölümünü, yani yüzde 99,99996’sını doğrudan BİM Birleşik Mağazalar üstlendi.
Kalan yüzde 0,00004’lük pay ise BİM’in yüzde 100 bağlı ortaklıkları olan Desto Atık Yönetimi, Dost Global Danışmanlık, GDP Gıda Paketleme ve Es Global Gıda tarafından eşit şekilde paylaşıldı.
“Dost” ismi BİM açısından da dikkat çekici. Dost markası, BİM’in süt, yoğurt ve ayran gibi ürünlerde kullandığı özel markalar arasında bulunuyor. Yeni bankayla birlikte bu isim ilk kez finans sektöründe de kullanılacak.
BDDK haziranda kuruluş izni vermişti
Dost Katılım Bankası’nın kuruluş süreci bugün başlamadı.
BDDK, 11 Haziran 2026 tarihli kararıyla 10 milyar TL kuruluş sermayeli bankanın kurulmasına izin vermiş, karar 17 Haziran’da Resmî Gazete’de yayımlanmıştı.
16 Eylül’deki ticaret sicili tescili ise kuruluş aşamasının tamamlandığı anlamına geliyor.
Ancak kuruluş izni ile faaliyet izni birbirinden farklı.
BİM’in önündeki sıradaki adım, ilgili mevzuatta öngörülen süre içerisinde BDDK’ya faaliyet izni için başvurmak olacak. Banka, bu süreç tamamlanmadan müşterilere bankacılık hizmeti sunmaya başlayamayacak.
BİM neden bankacılığa giriyor?
BİM’in finans sektörüne girmesinin arkasındaki temel avantaj, sahip olduğu dev müşteri ve mağaza ağı.
BİM, Türkiye’nin en yaygın perakende zincirlerinden biri. Şirket daha önce de bankacılık girişiminin temelinde perakende sektöründeki güçlü konumundan yararlanarak müşterilere finansal ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunma hedefinin bulunduğunu açıklamıştı.
Bu modelin ekonomik açıdan önemli tarafı şu:
BİM müşteriyi bankaya götürmek yerine bankayı müşterinin zaten bulunduğu ekosisteme taşıyabilir.
Market alışverişi yapan tüketici, ilerleyen dönemde ödeme, finansman, tasarruf ve benzeri finansal hizmetlerle aynı ekosistem içerisinde buluşabilir.
Market ile banka aynı müşteri havuzunu kullanacak
BİM’in avantajı yalnızca mağaza sayısından ibaret değil.
Perakende şirketinin elinde müşterilerin alışveriş davranışları, ürün tercihleri ve ödeme alışkanlıkları gibi çok büyük bir ticari veri havuzu bulunuyor.
Bankacılık faaliyetlerinin başlamasıyla birlikte bu ekosistemin finansal hizmetlerle nasıl birleştirileceği önemli hale gelecek.
Burada elbette bankacılık mevzuatı ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin kurallar belirleyici olacak.
Ancak ekonomik açıdan bakıldığında BİM’in modeli, fiziksel perakende ile finansal hizmetlerin aynı müşteri ilişkisi üzerinden büyütülmesine dayanıyor.
BİM dijital bankacılığa da ağırlık verecek
BİM daha önce yaptığı açıklamalarda, ilk aşamada dijital katılım bankası modelini değerlendirdiğini duyurmuştu.
Şirket daha sonra yaptığı değerlendirmelerde, geleneksel katılım bankası modelinin dijital kanallar ağırlıklı çalışmasının daha geniş bir hizmet alanı sağlayacağı sonucuna vardı.
Dolayısıyla Dost Katılım Bankası’nın klasik anlamda şubelerden oluşan bir banka modelinden ziyade, dijital kanalların ağırlıklı olduğu bir yapıya yönelmesi bekleniyor.
Bu da BİM’in perakende ağı ile dijital finans hizmetlerini birleştirme stratejisini daha önemli hale getiriyor.
10 milyar TL sermaye neden önemli?
10 milyar TL kuruluş sermayesi, bankanın sektöre ciddi bir sermaye tabanıyla gireceğini gösteriyor.
Ancak bu rakam doğrudan “10 milyar TL kredi dağıtılacak” anlamına gelmiyor.
Bankaların sermayesi; sermaye yeterliliği, risk yönetimi ve büyüme kapasitesi açısından temel unsurlardan biri.
Dost Katılım Bankası’nın faaliyet izni aldıktan sonra ne kadar hızlı büyüyeceği ise sermayesinin yanı sıra mevduat/katılım fonu toplama kapasitesi, finansman modeli, dijital altyapısı ve müşteri kazanım stratejisine bağlı olacak.






