SPK Bültenindeki Ağır İddialar
Borsa İstanbul’da MEGAP koduyla işlem gören Mega Polietilen Köpük Sanayi ve Ticaret A.Ş. için artık mesele “raporlama hatası” diye geçiştirilemez.
Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) son bültenine göre, şirketle bağlantılı isimlerden Eda Özhan hakkında suç duyurusu kararı var.
Gerekçe ağır:
Şirket kârı ve mal varlığının kendi lehine azaltılması, muhasebe hilesiyle finansal tabloların gerçeği yansıtmayan şekilde düzenlenmesi ve kıymetli evrakın gerçeğe aykırı biçimde değiştirilip kullanılması…
Ayrıca muhasebe hilesi ve şirket mal varlığının üçüncü kişi lehine kullanılması iddiaları da söz konusu.
Bunlar hafif başlıklar değildir. Sermaye piyasasında güveni doğrudan hedef alan ağır iddialardır.
Esas Soru: Bağımsız Denetçi Neredeydi?
Burada soru yalnızca şirket yönetimine yöneltilemez.
Asıl soru şu:
Bağımsız denetçi neredeydi?
MEGAP’ın bağımsız denetim raporlarında adı geçen HSY Danışmanlık ve Bağımsız Denetim A.Ş., uluslararası denetim ağı Crowe Global ile ilişkili çalışan bir denetim kuruluşudur.
Bu nedenle HSY/Crowe’un MEGAP raporundaki rolü, SPK’nın muhasebe hilesi iddialarıyla birlikte sert biçimde tartışılmalıdır.
Kamuya açık kayıtlara göre HSY’nin geçmişinde SPK tarafından verilmiş idari para cezası bulunuyor. Ayrıca Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) nezdinde uyarı/ikaz ve idari para cezası kayıtları da var.
Bu tablo, denetçinin şüphe alanını daraltmaz.
Aksine büyütür.
Rapor Kalitesine İlişkin Kuşkular
Rapor kalitesine ilişkin kuşku bugün ortaya çıkmış değildir. Önceki dönem raporlamalarına bakmak yeterlidir.
Ticari alacaklar ve hasılat, kilit denetim konusu yapılmıştı. Buna rağmen ticari alacakların hatalı raporlanması, şüpheli alacaklarda enflasyon muhasebesinin uygulanmamış görünmesi, nakit akım tablosunda dönem/tarih karmaşası ve temel ilkeye rağmen netleştirme yapılması ciddi soru işaretleri yaratıyor.
Bunlara ek olarak, nakit girişleri bölümünde nakit çıkışı niteliğindeki tutarların yer alması ve 2024/3 dipnotlarının önceki rapordan kopyalanmış izlenimi vermesi de sıradan teknik aksaklık sayılamaz.
Bunlar konkordato sürecindeki halka açık bir şirketin finansallarında görülüyorsa, tartışılması gereken yalnızca rapor sonucu değildir.
Denetim kalitesi de masaya yatırılmalıdır.
Denetçinin Sorumluluğu ve Kırmızı Bayraklar
Denetçi mahkeme değildir. Hileyi her koşulda yakalama garantisi de vermez.
Fakat hasılat, ticari alacaklar, sahte fatura riski, işletmenin sürekliliği ve bilanço sonrası olaylar denetimin kalbidir.
SPK bülteni bu alanlarda alarm zilleri çalarken, denetim dosyasında hangi teyitlerin alındığı incelenmelidir.
Daha önemlisi, kırmızı bayrakların nasıl değerlendirildiği kamuoyu açısından yanıt bekleyen temel sorudur.
Sorun Sadece MEGAP Değil
Masumiyet karinesi saklıdır. Suç duyurusu mahkûmiyet değildir.
Ancak soru basit:
Bu tabloların ardında muhasebe hilesi şüphesi varsa, bağımsız denetçi kamuya hangi makul güvenceyi vermiştir?
Bu sorunun cevabı yoksa, sorun yalnızca MEGAP değildir.
Sorun, denetim piyasasının güven krizidir.
