Bakan Şimşek, sorunların piyasanın geneline yayılmadığını belirterek sınırlı sayıdaki fonda kredi, likidite ve piyasa bozucu işlem sorunları tespit edildiğini söyledi.
SPK’nın 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fon için başlattığı tasfiye sürecinin borsa üzerinde baskı oluşturmayacak şekilde yürütüleceğini ifade etti.
Türkiye’de yatırım fonları ve Borsa İstanbul’da son günlerde yaşanan hareketliliğin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten piyasalara ilişkin yeni açıklamalar geldi.
Şimşek, ekonomi otoritelerinin bir araya geldiği Finansal İstikrar Komitesi toplantısında son gelişmelerin kapsamlı şekilde değerlendirildiğini belirtti. Hazine ve Maliye Bakanlığı da 14 Eylül’de yapılan komite toplantısında Türkiye ve dünya ekonomisindeki görünüm ile finansal piyasalardaki gelişmelerin ele alındığını açıklamıştı.
Şimşek’e göre piyasada yaşanan sorun, yatırım fonlarının tamamına yayılmış durumda değil. Bakan, son gelişmelerin esas olarak sınırlı sayıdaki fonda görülen kredi ve likidite problemlerinden kaynaklandığını belirterek, “Genele yayılmış sistemik risk söz konusu değil. Borsa ve fon piyasasında yapısal bir sorun yok” değerlendirmesinde bulundu.
7 şirketin 131 fonunda tasfiye süreci başladı
Sermaye Piyasası Kurulu, 17 Eylül’de aldığı kararla 7 portföy yönetim şirketinin TEFAS’ta işlem gören tüm yatırım fonlarını işleme kapattı ve bunların bir bölümünün tasfiye edilmesine karar verdi.
Karardan etkilenen şirketler Tera Portföy Yönetimi, Pusula Portföy Yönetimi, Hedef Portföy Yönetimi, Atlas Portföy Yönetimi, A1 Capital Portföy Yönetimi, Pardus Portföy Yönetimi ve Bulls Portföy Yönetimi olarak açıklandı.
Toplam 131 yatırım fonunu kapsayan tasfiye sürecinde iki büyük banka görevlendirildi. SPK kararına göre Tera Portföy’e ait fonların tasfiye işlemlerini Türkiye İş Bankası, diğer altı portföy yönetim şirketine ait fonların işlemlerini ise Ziraat Bankası yürütecek.
Fonların portföylerinde bulunan varlıklar doğrudan ve kontrolsüz biçimde piyasaya satılmayacak. SPK’nın belirlediği yönteme göre finansal varlıklar; yatırımcı menfaati, piyasa derinliği ve likidite koşulları dikkate alınarak kademeli biçimde nakde dönüştürülecek. Elde edilen tutarlar yatırımcıların sahip oldukları pay oranında bireysel saklama hesaplarına aktarılacak.
Tasfiye işlemlerinin normal şartlarda en fazla üç ay içerisinde tamamlanması planlanıyor. SPK gerekli görmesi halinde bu süreyi uzatabilecek.
Şimşek: “Tasfiye süreci borsayı baskılamayacak”
Şimşek açıklamasında özellikle tasfiye işlemlerinin Borsa İstanbul üzerindeki olası etkisine değindi.
Bakan, işlemlerin piyasayı bozacak şekilde yapılmayacağını ve yatırımcıların haklarının korunmasının esas alınacağını söyledi. Şimşek, sorun yaşanan fonların toplam fon piyasasının sınırlı bir bölümünü oluşturduğunu ifade ederek fon piyasasının yaklaşık yüzde 90’ının sağlıklı şekilde işlemeye devam ettiğini belirtti.
Şimşek ayrıca bazı fonlarda “piyasa bozucu eylemler” tespit edildiğini ve bunlara ilişkin gerekli adımların atıldığını söyledi. Bu ifade Bakan Şimşek’in değerlendirmesi olup, ilgili işlemlere ilişkin düzenleyici ve hukuki süreçlerin SPK tarafından yürütülmesi bekleniyor.
SPK, yatırım fonlarına yönelik kurallarını henüz bu gelişmeler yaşanmadan önce de sıkılaştırmaya başlamıştı. Kurul, 28 Ağustos 2026’da Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’i güncellediğini duyurmuştu. Düzenlemelerin yatırımcı haklarının korunması ve piyasaların daha güvenli, şeffaf ve sağlıklı çalışması amacıyla hazırlandığı daha önce SPK tarafından açıklanmıştı.
Son gelişmelerle birlikte gözler artık 131 fonun tasfiye sürecine ve yatırımcılara yapılacak ödemelere çevrildi. SPK’nın belirlediği takvime göre varlıkların satışı piyasa koşulları dikkate alınarak gerçekleştirilecek ve elde edilen nakit belirli dönemlerde yatırımcı hesaplarına aktarılacak.
Şimşek ise mevcut gelişmelerin finansal sistemin geneline yayılan bir risk oluşturmadığını ve alınan tedbirlerle sürecin kontrollü şekilde yürütüleceğini belirtiyor.






