TÜİK verilerine göre temmuzda yüzde 1,78, ağustosta yüzde 1,84 ve eylülde yüzde 1,84 artan tüketici fiyatları, üç aylık dönemde birikimli olarak yüzde 5,56 yükseldi.
Ancak memurlar açısından asıl kritik nokta bu oranın kendisi değil. 2026’nın ikinci yarısındaki enflasyonun yüzde 7’yi aşması halinde enflasyon farkı oluşmaya başlayacak. İlk üç ay sonunda yüzde 5,56’ya ulaşılması, bu eşiğe oldukça yaklaşılmış olduğunu gösteriyor.
Enflasyon farkı için ne kadar kaldı?
Mevcut tabloya göre temmuz-eylül dönemindeki toplam enflasyon yüzde 5,56.
Memurların enflasyon farkı hakkının doğması için altı aylık enflasyonun yüzde 7’nin üzerine çıkması gerekiyor.
Matematiksel olarak bakıldığında, ekim-kasım-aralık döneminde toplam enflasyonun yaklaşık yüzde 1,36’yı aşması halinde yüzde 7’lik sınır geçilmiş olacak.
Başka bir ifadeyle, kalan üç ayın tamamında toplam fiyat artışı yüzde 1,36’nın altında kalmadığı sürece memurlar için enflasyon farkı oluşacak.
Ocak zammı neden henüz kesin değil?
Burada iki ayrı unsur var.
Memur ve memur emeklilerinin Ocak 2027 maaşlarına toplu sözleşmeden kaynaklanan yüzde 5’lik artış uygulanacak. Bunun üzerine, 2026’nın ikinci yarısında oluşacak enflasyonun belirlenen eşiği aşan bölümü enflasyon farkı olarak eklenecek.
Dolayısıyla ekim, kasım ve aralık TÜFE rakamları açıklanmadan nihai zam oranını kesin olarak söylemek mümkün değil.
Fakat mevcut enflasyon görünümü, olası zam oranının hangi bantta şekillenebileceğine ilişkin daha dar bir alan ortaya koyuyor.
Merkez Bankası tahmini gerçekleşirse zam yüzde 6,7 civarında
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ağustos ayında yayımladığı Enflasyon Raporu’nda 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28 olarak açıklamıştı.
Bu tahmin gerçekleşirse yılın ikinci yarısındaki enflasyon yaklaşık yüzde 8,7 seviyesinde oluşuyor.
Böyle bir senaryoda memurların enflasyon farkıyla birlikte toplam Ocak zammı yaklaşık yüzde 6,7 seviyesine geliyor.
Piyasa beklentisi daha yüksek bir zamma işaret ediyor
Piyasa katılımcılarının yıl sonu enflasyon beklentisi ise Merkez Bankası’nın resmi tahmininin üzerinde seyrediyor.
TCMB’nin son açıklamalarında piyasa katılımcılarının 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 29’ların üzerinde olduğu görülüyor.
Yıl sonu enflasyonunun yüzde 29-30 bandında gerçekleşmesi halinde ikinci yarı enflasyonu yüzde 10 civarına yaklaşabilir.
Bu tabloda memur ve memur emeklilerinin Ocak zammının yaklaşık yüzde 8 civarına ulaşması mümkün.
Öğretmen, polis ve hemşire maaşında ne değişebilir?
Burada tek bir rakam vermek yerine mevcut maaşlara yaklaşık yüzde 6,7 ile yüzde 8 arasında bir artış uygulanabilecek bir banttan söz etmek daha doğru.
Örneğin mevcut maaşı 83 bin TL civarında olan bir öğretmenin maaşı yaklaşık 89 bin TL ile 90 bin TL bandına çıkabilir.
92 bin TL civarında maaş alan bir polis memurunun aylığı ise yaklaşık 99 bin TL ile 100 bin TL seviyesine yaklaşabilir.
85 bin TL civarında maaş alan üniversite mezunu bir hemşirenin maaşı da yaklaşık 90,5 bin TL ile 91,5 bin TL aralığında şekillenebilir.
Bu rakamlar kesin maaşlar değil; yıl sonu enflasyon senaryoları üzerinden yapılan yaklaşık hesaplamalar.
En düşük memur maaşı 75 bin TL sınırında
Mevcut en düşük memur maaşının yaklaşık 70 bin TL olduğu dikkate alındığında, yüzde 6,7 ile yüzde 8 arasındaki bir zam senaryosunda yeni tutarın yaklaşık 75 bin TL ile 76 bin TL arasında oluşması beklenebilir.
Kesin rakam ise aralık ayı enflasyonunun açıklanmasının ardından belli olacak.
Asıl belirleyici son üç ay
Eylül verisiyle birlikte memur zammında yolun yarısı tamamlandı.
Bundan sonraki hesapta ekim, kasım ve aralık aylarındaki fiyat artışları belirleyici olacak. Ancak ilk üç ayda yüzde 5,56’ya ulaşılmış olması nedeniyle enflasyon farkı için gereken yüzde 7’lik eşikle arasındaki mesafe oldukça daralmış durumda.
Bu nedenle artık tartışmanın ana konusu “enflasyon farkı oluşacak mı?” sorusundan çok, “fark ne kadar olacak ve toplam zam yüzde 7’ye mi, yüzde 8’e mi yakın gerçekleşecek?” sorusuna kayıyor.






