Ankete göre katılımcıların %45’i, kurumlarının önümüzdeki 12 ay içinde altın rezervlerini artırmasını bekliyor. Bu tablo, küresel piyasalarda belirsizliklerin devam ettiği bir dönemde altının hâlâ güvenli liman olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Gelişme, hem altın piyasasını hem de birikimini altında tutan vatandaşları yakından ilgilendiriyor.
Altına ilgi güçlü kaldı
Dünya Altın Konseyi’nin anketi 5 Şubat-19 Mayıs 2026 tarihleri arasında yapıldı. Ankete 76 yanıt geldi. Katılımcıların %45’i altın rezervlerinin artacağını söylerken, çoğunluk mevcut seviyenin korunacağını belirtti. Azalma bekleyenlerin oranı ise yalnızca %1 oldu.
Bu sonuç, merkez bankalarının kısa vadeli fiyat dalgalanmalarından çok, uzun vadeli güvenlik ve rezerv çeşitlendirme hedeflerine odaklandığını gösteriyor. Özellikle jeopolitik gerilimler, enflasyon riski ve dolara bağımlılığı azaltma isteği, altın talebini destekleyen ana nedenler arasında yer alıyor.
Son yıllarda alım hızı arttı
Merkez bankaları son 4 yılda yılda ortalama 1.000 ton altın biriktirdi. Bu rakam, önceki 10 yılın yaklaşık 500 tonluk yıllık ortalamasının oldukça üzerinde.
2026’nın ilk çeyreğinde merkez bankalarının altın talebi 244 ton oldu. Bu alım, önceki çeyreğe göre %17 artışa işaret etti. Polonya, Özbekistan, Kazakistan ve Çin gibi ülkeler bu dönemde öne çıkan alıcılar arasında yer aldı.
Bu eğilim, altının artık sadece kriz dönemlerinde başvurulan bir araç olmadığını; merkez bankalarının uzun vadeli rezerv stratejisinde daha kalıcı bir yer edindiğini gösteriyor.
Dolar payı azalabilir
Ankete göre katılımcıların %74’ü, önümüzdeki 5 yıl içinde küresel rezervlerde ABD dolarının payının düşmesini bekliyor. Buna karşılık altının rezervlerdeki ağırlığının artacağı öngörülüyor.
Bu beklenti, küresel finans sisteminde rezerv çeşitlendirmesinin hızlandığını ortaya koyuyor. Merkez bankaları için altın; karşı taraf riski taşımaması, kriz dönemlerinde değerini koruması ve enflasyona karşı koruma sağlaması nedeniyle öne çıkıyor.
Vatandaşın cebine etkisi ne olur?
Merkez bankalarının güçlü altın talebi, orta vadede altın fiyatları üzerinde destekleyici bir etki yaratabilir. Bu durum Türkiye’de gram altın, çeyrek altın ve ziynet altını takip eden vatandaşlar için önemli.
Ancak bu, altın fiyatlarının sürekli yükseleceği anlamına gelmiyor. Küresel faiz kararları, jeopolitik gelişmeler, doların seyri ve ons altındaki dalgalanmalar fiyatları kısa vadede aşağı ya da yukarı çekebilir.
Gözler yeni alımlarda
Dünya Altın Konseyi’nin anketi, merkez bankalarının altından kolay kolay vazgeçmeyeceğini gösteriyor. 2026’da önceki iki yıla göre alım hızının bir miktar yavaşlaması beklenebilir; ancak talebin geçmiş yıllara göre güçlü kalması olası.
Önümüzdeki dönemde özellikle gelişmekte olan ülkelerin rezerv hamleleri ve jeopolitik riskler altın fiyatlarında belirleyici olacak. Merkez bankaları altın almaya devam ederse, altın piyasasında orta vadeli destek sürebilir.






