Küresel enerji piyasalarında jeopolitik riskler ile arz gelişmeleri arasındaki mücadele sürüyor. Ortadoğu’da devam eden çatışmaların petrol sevkiyatlarını tehdit etmesine rağmen, Rusya ve Körfez ülkelerinden gelen üretim ve ihracat verileri petrol fiyatlarının yönünü aşağı çevirdi.
15 Ekim Perşembe günü uluslararası petrol fiyatlarında yüzde 1’i aşan düşüş yaşandı. Piyasalarda özellikle Rusya’nın üretimindeki toparlanma ve ABD yönetiminin petrol taşıyan gemilere yönelik yaptırımları hafifletebileceği haberleri etkili oldu.
Rusya’nın üretimi aylık bazda toparlanmasına rağmen geçen yılın aynı dönemine kıyasla günlük 870 bin varil daha düşük seviyede kaldı.
Bununla birlikte üretimdeki artış, küresel petrol arzına yönelik endişelerin bir bölümünü hafifletti.
Ortadoğu’dan petrol ihracatında büyük artış
Petrol piyasasını etkileyen bir diğer gelişme ise Körfez ülkelerinden gelen ihracat verileri oldu.
IEA’nın açıklamasına göre Ortadoğu Körfez ülkelerinin ham petrol ihracatı eylül ayında günlük 4,4 milyon varil arttı.
Bu artışla birlikte bölgedeki petrol ihracatı, savaş öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 75’ine ulaştı.
Bölgedeki güvenlik sorunlarına rağmen petrol sevkiyatlarında yaşanan toparlanma, küresel arzın tamamen kesintiye uğramayacağı beklentisini güçlendirdi.
ABD yaptırımları gevşetebilir
Petrol fiyatlarında düşüşe yol açan gelişmeler arasında ABD yönetiminin değerlendirdiği yeni yaptırım seçenekleri de bulunuyor.
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Rusya, İran ve Venezuela’dan petrol ve petrol ürünleri taşıyan, kamuoyunda “gölge filo” olarak adlandırılan gemilere yönelik bazı yaptırımları hafifletmeyi değerlendirdiği bildirildi.
Gündemdeki seçeneklerden biri, daha önce yaptırım listesine alınan bazı gemilerin yasal petrol sevkiyatlarında kullanılmasına izin verilmesi.
Böyle bir düzenlemenin hayata geçirilmesi durumunda petrol taşımacılığındaki maliyetlerin düşürülmesi ve sevkiyat kapasitesinin artırılması hedefleniyor.
Ancak söz konusu düzenlemeye ilişkin kesinleşmiş bir karar henüz açıklanmadı.
Hürmüz Boğazı’nda tehlike devam ediyor
Petrol fiyatları gerilese de Ortadoğu’daki güvenlik sorunları enerji piyasaları üzerindeki etkisini sürdürüyor.
Hürmüz Boğazı çevresinde ticari gemilere yönelik saldırılar son günlerde yoğunlaşırken, denizcilik yetkilileri iki ayrı geminin saldırılar sonucunda battığını bildirdi.
İran, bölgedeki saldırılarını ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukasına ve uygulamaya koyduğu yeni yaptırımlara karşılık olarak gerçekleştirdiğini savunuyor.
Öte yandan İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarının devam ettiği bildiriliyor.
Bölgedeki gerilim nedeniyle petrol fiyatları önceki işlem gününde yükselmiş, ABD tipi ham petrol (WTI) üç haftanın en yüksek seviyesine ulaşmıştı.
Rusya’dan Ukrayna’ya petrol rafinerisi suçlaması
Enerji piyasalarını etkileyen bir diğer gelişme Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmalarda yaşandı.
Rusya yönetimi, Ukrayna’yı iki petrol rafinerisine saldırı düzenlemekle suçladı.
Moskova, söz konusu saldırıların ABD Başkanı Donald Trump tarafından duyurulan enerji ateşkesini ihlal ettiğini ileri sürdü.
Saldırılardan etkilendiği belirtilen tesislerden birinin günlük 400 bin varil petrol işleme kapasitesine sahip Ryazan rafinerisi olduğu ifade edildi.
Rusya’nın suçlamaları ve enerji altyapısına yönelik saldırılar, küresel petrol arzında yeni kesintiler yaşanabileceğine ilişkin endişeleri gündemde tutuyor.
Uzmanlardan petrol arzına ilişkin uyarı
Phillip Nova Piyasa Analizleri Başkanı Priyanka Sachdeva, petrol piyasasındaki son gelişmeleri değerlendirdi.
Sachdeva’ya göre alternatif taşıma güzergâhları ve yeni lojistik düzenlemeler sayesinde petrol sevkiyatları devam ediyor.
Bu durum daha büyük çaplı bir arz krizinin önüne geçilmesine katkı sağlasa da taşımacılık maliyetlerini artırıyor.
Uzmanlar, mevcut çözümlerin geçici olması nedeniyle petrol piyasasının yeni jeopolitik gelişmelere karşı hassasiyetini koruduğuna dikkat çekiyor.
Petrol fiyatlarındaki düşüş akaryakıta yansıyacak mı?
Uluslararası petrol fiyatlarının gerilemesi, Türkiye’deki benzin ve motorin fiyatları açısından da önem taşıyor.
Türkiye, petrol ihtiyacının önemli bölümünü ithalat yoluyla karşılıyor. Bu nedenle uluslararası ham petrol ve işlenmiş ürün fiyatlarındaki değişimler, yurt içindeki akaryakıt fiyatları üzerinde etkili olabiliyor.
Ancak petrol fiyatlarında yaşanan düşüşün pompa fiyatlarına doğrudan ve aynı oranda yansıması beklenmiyor.
Akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde döviz kuru, uluslararası ürün fiyatları, vergiler ve dağıtım maliyetleri de etkili oluyor.
Bu nedenle petrol fiyatlarında yaşanan son gerilemenin Türkiye’de benzin veya motorin indirimiyle sonuçlanıp sonuçlanmayacağı henüz netleşmedi.
Önümüzdeki günlerde Rusya’nın petrol üretimi, ABD’nin yaptırım politikası ve Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik gelişmeleri küresel enerji piyasalarının yönünü belirleyen başlıca unsurlar olacak.






