Selçuk Geçer
Merkez Bankası’nın hesabı şaşınca rakam değişiyor.
Vatandaşın hesabı şaşınca hayatı değişiyor!
2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 26’dan yüzde 28’e çıkarıldı.
Peki ara hedef?
Hâlâ yüzde 24!
Ne güzel matematik…
Beklediğin enflasyon 28, ulaşmak istediğin rakam 24.
Sorunca cevap hazır:
“Biri tahmin, diğeri hedef…”
Tamam kardeşim…
Vatandaş hangisiyle yaşayacak?
Kasap eti hedef enflasyona göre mi satıyor?
Ev sahibi kirayı yüzde 24’te mi tutuyor?
Okul taksiti, elektrik, doğal gaz, ulaşım “Merkez’in hedefi bu” deyip frene mi basıyor?
Yok öyle bir hayat!
Temmuzda yıllık enflasyon yüzde 31,75.
SSK ve Bağ-Kur emeklisine altı aylık enflasyon karşılığında yaklaşık yüzde 18 artış verildi.
Asgari ücretliye ara zam?
Sıfır!
Mesele tam da burada başlıyor.
Enflasyon tahmini tutmayınca güncelliyorsun.
Gıda hesabı bozulunca güncelliyorsun.
Petrolü, kuru, ithalat fiyatını yeniden hesaplıyorsun.
Peki vatandaşın geliri neden güncellenmiyor?
Elbette maaşları Merkez Bankası belirlemiyor.
Ama ekonomi yönetimi ücret artışlarını sınırlarken önümüze sürekli hedef enflasyonu koyuyor.
İşte sorun da bu!
Maaş konuşulurken hedef…
Markete gidince gerçekleşen enflasyon!
Maaş hedefe bağlı, hayat gerçeğe…
Aradaki farkı kim ödüyor?
Vatandaş!
Üstelik Merkez Bankası gıda enflasyonu tahminini de yüzde 28,5’e çıkardı.
Bunun ekonomi profesörü olmaya gerek bırakmayan bir tercümesi var:
Mutfaktaki yangın sönmeyecek!
Et yine pahalı.
Peynir pahalı.
Sebze, meyve, süt, yumurta aile bütçesini zorlamaya devam edecek.
Daha ilginci…
Petrol fiyatı varsayımı aşağı çekiliyor.
Ama enflasyon tahmini yukarı gidiyor!
E hani bütün suç dışarıdaydı?
Hani petrol?
Hani küresel fiyatlar?
Demek ki memleketin kendi içinde de ciddi bir sorun bulunuyor.
Peki reçete değişiyor mu?
Hayır!
Yine yüksek faiz…
Yine krediyi sık…
Yine iç talebi bastır…
Yine vatandaşa “harcama” de…
Kardeşim, vatandaş ne harcayacak?
Adam kredi kartının asgarisini döndürüyor.
Kirayı yatırınca maaş eriyor.
Çocuğun okul masrafı kapıda bekliyor.
Kasaba gitmek lüks, tatile çıkmak hayal olmuş.
Siz hâlâ talebi soğutmaya çalışıyorsunuz!
Soğutacak ne kaldı?
Millet zaten cebini açmaya korkuyor!
Şimdi tabloyu yan yana koyun:
Gerçekleşen enflasyon yüzde 31,75.
Yıl sonu tahmini yüzde 28.
Ara hedef yüzde 24.
Emekliye yaklaşık yüzde 18.
Asgari ücretliye sıfır.
Fiyat değişiyor.
Tahmin değişiyor.
Hedef gerektiğinde değişiyor.
Bir tek vatandaşın geliri yerinde sayıyor.
Sonra çıkıp “program çalışıyor” diyorlar.
Doğru…
Program çalışıyor.
Ama ortaya çıkan faturaya bakınca insan ister istemez soruyor:
Kimin için çalışıyor?
