Picture of Murat Muratoğlu

Murat Muratoğlu

Yeni Neslin Kaderi

Murat Muratoğlu

Kolanın şekersizini biliyorduk. Şimdi fabrikanın işçisizi çıktı: Factory Zero…

General Motors’un Detroit’teki fabrikası… Adı sıfır emisyonu anlatıyor ama patron açısından anlamı daha geniş: Sıfır mola, sıfır kıdem, sıfır sendika, sıfır itiraz!

“Amerika’dan bize ne?” demeyin. Dünya aynı yöne gidiyor. Yarın iktidarda AKP olur, CHP olur, başkası olur… Bu teknoloji Türkiye’ye de gelecek.

Amerika’da elektrikli otomobile verilen 7 bin 500 dolarlık destek kaldırıldı. Teşvik gidince satışlar yavaşladı.

General Motors da üretimi durdurdu. İşçilerin bir kısmını kapının önüne koydu, kalanını zorunlu izne çıkardı.

Açıklama hazırdı: “Piyasa koşulları…”

Yersen!

İşçiler fabrikadan çıkar çıkmaz içeri yaklaşık 50 robot girdi. Bunlara “cobot” diyorlar. Yani insanlarla birlikte çalışan robot…

Şirket de bildik cümleleri sıraladı: Güvenlik artacak, çalışma şartları iyileşecek, rekabet gücü korunacak…

Teknoloji kötü değil. Robot da yapay zekâ da düşman değil.

Kötü olan, teknolojinin kazancını patronun kasasına koyup faturasını işçiye kesen düzen!

Otomotiv sektörü zaten yıllardır bu yolda ilerliyor. Eskiden yüzlerce kişinin yaptığı işi bugün birkaç makine yapıyor.

Daha az işçi, daha fazla üretim… Denklem bu!

Şimdi yapay zekâ da devreye girdi. Eski robot verilen işi yapar, susardı.

Yeni robot görüyor, ölçüyor, karar veriyor. Hatayı önceden buluyor, parçayı taşıyor, cıvatayı sıkıyor, üretimi kontrol ediyor.

Hatta ışığa bile ihtiyaç duymuyor. Çin, insanların çalışmadığı karanlık fabrikaları çoktan kurdu.

Patron açısından robot kusursuz çalışan…

Yemek molası istemez. Hastalanmaz. Sendikaya girmez. Fazla mesai ücreti, kıdem tazminatı, doğum izni, yıllık izin derdi çıkarmaz.

Ne güzel hayat!

Fakat bunun adı yalnızca teknolojik dönüşüm değil. Bunun adı sosyal deprem!

“Yeni meslekler doğacak” diyenler elbette çıkacak. Doğar doğmasına da, yirmi yıldır bantta çalışan adama bir sabah “Artık robot mühendisisin” diyemezsin.

Elli yaşında işten çıkarılan birine “Kendini geliştirseydin” demek kolaydır.

Adamın kredisi var, kirası var, çocuğunun okul masrafı var. Robotun yazılımını güncellersin ama insanın hayatını tek tuşla yenileyemezsin.

Teknolojiyi durduramayız. Zaten durdurmak da doğru değil.

Mesele, geçişi adil yapmak…

Robot geliyorsa çalışma saatleri azalsın. Verim artıyorsa ücretler yükselsin. Şirket daha çok kazanıyorsa işçi de payını alsın.

Gerekirse robot vergisi gelsin. O gelir, işsiz kalan insanların eğitiminde ve geçiminde kullanılsın.

Çünkü robot üretir ama alışveriş yapmaz.

Pazardan domates almaz. Çocuğuna ayakkabı almaz. Kredi kartı borcu ödemez. Ekonomide talep yaratmaz.

Ekonomiyi ayakta tutan yalnızca fabrika değildir.

Maaştır, gelir dağılımıdır, tüketicidir… Yani insandır!

Şaka bir yana, bu satırları yazarken kendimi hayatımda hiç olmadığım kadar solcu hissettim.

Bu gidişle sol yumruğu kaldıracak işçi bile bulamayacağız!

Yorum
0

Paylaş

WhatsApp Facebook X Platformu

Arama Yap